Diğer Adları
İnfertilite
Bu makalenin en son gözden geçirilme tarihi
Bu makalenin en son değiştirilme tarihi
21 Eylül 2017.

İnfertilite (kısırlık) nedir?

Kısırlık, gebe kalamama veya bir gebeliği sürdürememe (düşük) olarak tanımlanmaktadır. Üreme sistemini olumsuz etkileyen herhangi bir rahatsızlık veya hastalık kısırlığa neden olabilmektedir. Çiftin 6-12 ay korunmasız, iyi zamanlanmış cinsel ilişkilere girmesine rağmen gebeliğin oluşmaması veya kadın partnerin gebeliği sürdürememesi durumunda tipik olarak kısırlık tanısı konur.

Doğurganlık birçok faktörün zamanlama ve başarılı etkileşime bağlıdır. Gebe kalma sürecinde ve daha düşük boyutta gebelik boyunca herhangi bir anda sorunlar oluşabilir. Kadınlarda üreme sistemi vajina, rahim boynu (serviks), rahim (uterus), fallop tüpleri, yumurtalıklar (overler) ve vulvadan (dış üreme organı) ibarettir. Erkek üreme organları testisler, vas deferens, seminal kesecikleri, prostat bezi ve erkeklik uzvundan (penis) ibarettir.  . Bu organların herhangi birinin fiziksel hasarı kısırlığa yol açabilmektedir.  Ayrıca, hipotalamus, hipofiz  ve tiroid  bezleri, yumurtalıklar ve testisler tarafından salınan hormonlarda  üremeyi kontrol etme ve desteklemede önemli bir rol oynayabilmektedir.

Başarılı bir gebelik için kadın yumurtalıklarından birinde bir yumurta gelişmesi ve salınması gerekmektedir. Kadınlar yumurtalar oluşturan sabit sayıda- 200.000-400.000 folikülle doğarlar. Her adet döngüsünün (menstrual siklus) başlangıcında birkaç folikül,  Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) tarafından olgunlaşana kadar uyarılmaktadır. Östrojen üretimi de artarak adet döngüsünün 14. gününde pik yapmakta, rahim iç yüzeyinin kalınlaşmasına neden olmaktadır. Bu sırada Lüteinleştirici Hormon (LH) artmakta ve bir yumurtanın serbestleşmesine (ovülasyon) yol açmaktadır. Her adet döngüsünde yalnızca bir yumurta baskın durumda olup serbestleşecektir.  Bir kadının doğurganlık yıllarında yaklaşık toplam 400 yumurta serbestleşmektedir. Yumurta fallop tüpü içinden seyretmekte, erkeğin spermiyle döllenerek bir embriyo oluşturmaktadır.  Bu embriyo rahim içine doğru hareket etmekte ve kalınlaşmış rahim iç yüzeyine (endometriyum) yerleşmektedir. Embriyo büyürken plasenta oluşmakta, gebelik dönemi boyunca fetusu beslemekte ve desteklemektedir. Kısırlık bu süreçteki aşamalardan biri veya birkaçı ile ilişkili olabilir.

Kısırlık nedenlerinin bir bölümünü tanımlamak ve çözmek kolayken bir bölümü ise kolay değildir. Kısırlık yalnızca bir partneri ilgilendirebilir. Olguların yaklaşık % 65'inde faktörler kadınların doğurganlığıyla, % 20'sinde ise erkeklerle ilgilidir. Olguların yaklaşık % 15'inde neden tanımlanamamaktadır.

Özellikle kadınlarda ve yine erkeklerde yaş önemli bir rol oynayabilmektedir. Yumurta veya spermde hasarlanmış DNA  'nın yaşlanmayla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, zamanla hormonal dengesizlikler gelişebilmektedir. Kadınlarda 20'li yaşların başlarında doğurganlık olasığı en yüksek düzeydedir. Kadın adetten kesildiğinde (menopoz), varsa bile ancak  az sayıda işlevsel  yumurta mevcut olabilir. Erkek yaşlandıkça spermlerin sayısı ve hareketliliği azalarak dölleme olasılıkları azalır.

Bazen kısırlığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte tipik olarak birkaç sorunla ilişkilidir. Endometriyoz ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara bağlı fallop tüplerinin hasar görmesi sık görülen kısırlık faktörleridir. Sorunun kaynağı her iki partnerde başka hastalıklar veya enfeksiyonun varlığı olabilir. Beslenme, sağlık durumu, yaşam tarzı seçimleri ve çevresel faktörlerin de etkisi vardır. En sık bildirilen bozukluklardan bir bölümü sperm anormallikleri, fallop tüpü defektleri, ovülasyon sorunları ve rahim boynu salgı anormalliklerini içermektedir. Kısırlığa özgü tanısal testler karmaşık, pahalı ve zaman alıcı olabilir. Sorunun kaynağını belirlemek için sıklıkla her iki partnerin kapsamlı fizik muayeneler, kan testleri, yaşam tarzı değerlendirmeleri ve/veya ultrasonografik testlerden geçmesi gerekebilmektedir.

Kadınlara Özgü Testler

Bir kadının doğurganlık kabiliyeti 35 yaş ile birlikte azalmaya başlar; 40 yaşından sonra ise belirgin bir şekilde azalmaktadır. Kadın kısırlığında en sık görülen faktörler tıkalı fallop tüpleri, yumurta salımını engelleyen polikistik over sendromu  (PKOS)uterus  fibroitleri, endometriyozis, ceninin dokusuna karşı antikorlar üreten otoimmün bozukluklar, diyabet, hipotiroidizm, yemek yeme bozuklukları, aşırı sigara kullanımı, ilaç ve alkol suistimali ve glutene tahammülsüzlüğü (çölyak hastalığı ) içerir. Kadının doğurganlığı oynak veya düşük. hormon düzeyleri, değişken ovülasyon zamanları veya yumurtanın uygun biçimde döllenmesini desteklemeyen, spermin taşınmasına müdahale eden veya döllenmiş yumurtanın tutunmasını engelleyen yetersiz döllenme ortamı gibi faktörlerden de olumsuz etkilenebilmektedir. Kadın doğurganlığının başlangıç değerlendirmesi ayrıntılı fizik muayeneyle birlikte öz ve soygeçmişini de ilgilendirir. Soruna tanı konmasına ve tedaviye yardımcı olmak için birçok testten yararlanılabilir.

Evde ovülasyon zamanını (yumurtlama dönemini) belirleyen testler: Ovülasyonu belirlemede yararlı olan üç tip ev testi mevcuttur:

  • Kadının adet döngülerinde ovülasyon zamanını, başka bir deyişle  en doğurgan olduğu günleri belirlemeye yardımcı olmak için özel bir termometre kullanılarak bazal vücut ısısı ölçülebilir. Ovülasyondan hemen sonra vücut ısısı yükselmekte ve en azından 3 gün yüksek düzeylerde kalmaktadır. Bu adet döngüleri çizelgelerle  3-4 ay takip edilirse belli bir kalıp tanımlanabilir. Vücut ısısında beklenen yükselmeden önceki 5 gün içinde cinsel birleşme planlanabilir. Bu yöntem basit ve düşük maliyetli olmasına rağmen diğer izlem teknikleri kadar güvenilir ve doğru değildir.
  • Vajen salgısının hasta tarafından incelenmesi evde ovülasyon zamanını belirleyebilen ancak hata katsayısı yüksek başka bir yöntemdir. Kadının en doğurgan olduğu zaman bu sümüksü salgı iplik gibi uzatılabilir, berrak renkli, ince ve kaygandır. El baş ve işaret parmakları arasına alınıp 5-7,5 cm kadar ince bir iplik gibi uzatılabildiği zaman ovülasyon gerçekleşmek üzeredir. Bu sırada kadın en doğurgan olduğu döneme girmektedir.
  • Ovülasyonu belirleyen kitler üç yöntemin en doğru sonuç verenidir.Test ovülasyondan 1-2 gün önce sabah erkenden alınan idrar numunesinde var olan yüksek Lüteinleştirici Hormon (LH) düzeyini belirlemektedir.

Laboratuvar  testleri. Çeşitli hormonların düzeylerini ölçen kan testleri kısırlık nedenini belirlemede çok yardımcı olmaktadır. Bazı test örnekleri:

Hipofiz veya tiroid işlevlerindeki değişiklikler adet döngülerini ve ovülasyonu olumsuz etkileyebildiğinden tiroid fonksiyonu ((TSH ve/veya T4) ve testosteron ve  DHEA-S (androjenler ve   östrojenlerin yapımı için dehidroepiandrosteron sülfat  kullanılır) gibi steroidlerin ölçümü de bilgilendirici olmaktadır.

Görüntüleme prosedürleri. Uygun bir döllenme süreci veya normal bir gebeliği sürdürmeyi engelleyebilen fiziksel sorunları belirlemek için görüntüleme teknikleri kullanılabilir. Rahim duvarlarındaki fiziksel anatomik defektler, anormal oluşumlar (örn: polipler, apseler, tümörler gibi),nedbeleşmeler (yapışıklıklar) ve enfeksiyonları göruntülemek için fiberoptik endoskopi, röntgen ve ultrasonogramlar kullanılmaktadır. Cinsel birleşme sonrası (postkoital) test de sıklıkla kullanılmaktadır.  Bu test mikroskop altında rahim boynu sümüksü salgısının (servikal müküs) etkinliğini değerlendirmektedir. Bu salgı spermin üreme kanalının yukarı alanlarına ulaşabilmesi için bakterileri süzmekte ve spermin sağ kalma kabiliyetini güçlendirmektedir.

Erkeklere ÖzgüTestler

Erkeğin dölleme kabiliyeti düşük sperm sayısı, hareketliliği (motilite), spermlerin yumurtaya doğru "yüzme" yetisinin engellendiği kümeleşmiş veya pıhtılaşmış spermler, anormal şekilli spermler, testisler etrafında genişlemiş topardamarlar (varikoseller), sperm atımını engelleyen tıkanıklar, üretkenlik ortamını bozan kalıtsal veya doğumsal (konjenital) rahatsızlıklar gibi faktörlerden olumsuz etkilenebilmektedir. Varikoseller erkeklerde en sık görülen anatomik anormalliktir.

Kabakulak, testis yaralanması, kimyasal maddeler ve toksinlere maruz kalma, akut bir hastalık veya uzun süreli ateş, ilaç veya alkol kullanımı, anabolik steroidlerin alımı erkeklerde dölleme kabiliyetini olumsuz etkileyebilmektedir. Isı da spermin etkinliğine olumsuz tesir edebilmektedir. Testislerin aşırı sıcağa  veya uzun süre yüksek beden ısısına maruz kalması sperm sayı, hareketlilik ve şeklini olumsuz etkileyebilmektedir. Yaşla ilişkili sorunlar ise azalmış testosteron üretimi, sperm hareketliliği veya üretimi, prostat, sertleşme ve ejakülasyon (semen boşalım) sorunlarını içermektedir.  Bu sorunların bir bölümü aşırı alkol kullanımıyla ağırlaşabilmektedir..

Bir kısırlık sorununa tanı koyma amacıyla yapısal anormallikleri saptamak için erkekler açısından tek gerekli olan tıbbi öykü ve fizik muayene olabilir. Semenin boşaltım süreci sırasında spermin dışarı atılmasını engelleyen tıkanıklar gibi spesifik anormallikleri belirlemek için transrektal ultrasonografiyle  (TRUS) muayene gerekli olabilir..

Laboratuvar  Testleri

Semen analizi. Semen analizi erkeklerde yapılan testlerin temelini oluşturmaktadır. Ejakülatın toplanması ve hemen değerlendirilmesi sperm sayı, şekil ve yumurtaya doğru hareket kabiliyetine ilişkin anormalliklerı hızla belirleyebilir. 

Hormon düzeyleri veya sperm antikorlarının varlığını belirlemek için kan testleri yapılır. Kanda yapılan testler aşağıdakileri içerebilir:

Biyopsi.Bazı olgularda testis dokusunun biyopsisi örneğin, sperm üretimi, anormal oluşumlar, tümörler, üreme organlarının yetersiz büyüme veya olgunlaşması gibi sorunları saptayabilmektedir.

Tedavi


Gebe kalmayı planlayan herkes için gebe kalmadan önce tıbbi bakım ve danışmanlık hizmeti alması önerilebilir. Birçok olguda  alınan  öneriler çiftin çocuk sahibi olma ve  sağlık bir çocuk doğurma şansını büyük ölçüde artırabilmekte, düşük olasılığını önlemektedir.

Çift korunmamasına ve 6-12 aylık iyi zamanlanmış cinsel ilişkilere rağmen gebe kalınmamışsa daha stratejik bir yaklaşım daha uygun olabilir. Süreç bir kadın-doğum uzmanına, kısırlık tedavisinde uzmanlaşmış bir ürolog (androlog)  ve endokrinoloğa veya bir kısırlık tedavisi (infertilite) merkezine başvuruyla başlayabilir. Özellikle 40 yaşından sonra çocuk sahibi olma olasılığı sıklıkla daha düşük olduğundan  30 yaşından büyük kadınlara çok geç olmadan  testlere başlamaları önerilir. 

Çift başlangıçtan itibaren tüm testler yapıldıktan sonra bile sonucun arzulandığı gibi olmayabileceğinin bilincinde olmalıdır. 

Hem erkek hem de kadını ilgilendiren bir kısırlığı tedavi  planı, beslenme, yaşam tarzı ve çevresel faktörlerde değişiklikleri içerebilmektedir. Sorun ve tanıya bağlı olarak ilaç tedavileri, hormon tedavisi, cerrahi girişim veya yardımlı üreme teknolojileri kullanılabilir. Yardımlı üreme teknolojileri (ART)  rahim içi dölleme (inseminasyon: IUI), yapay dölleme (IVF), yumurta ve spermin (gamet) fallop tüpü içine aktarımı (GİFT), GIFT-ET (GIFT ve IVF kombinasyonunu), zigotun (döllenmiş hücre) fallop tüpü içine aktarımı (ZIFT) ve spermin yumurta hücresi içine doğrudan enjeksiyonundan (ICSI) ibarettir.

İlgili Sayfalar

Bu internet sitesi
Testler: DHEA-S, FSH, Östradiyol, LH, Progesteron, Prolaktin, TSH, T4, Semen analizi, Testosteron
Hastalıklar:  Gebelik   PKOS, PID, Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Başka bir internet sitesinde
Endometriosis Association
RESOLVE, the National Infertility Association
International Council on Infertility Information Dissemination
The American Fertility Association
American Society for Reproductive Medicine
National Women's Health Information Service: Infertility, Frequently Asked Questions

 

DİKKAT : Bu makale burada alıntılanan kaynaklarla birlikte Lab Tests Online Editöryal İnceleme Kurulunun  toplu deneyimlerine dayanmaktadır.  Bu makale belli aralıklarla Editörler Kurulu tarafından gözden geçirilmekte olup  inceleme sonucu güncelleştirilebilmektedir. Alıntı yapılan her yeni kaynak listeye eklenecek ve kullanılmış orijinal kaynaklardan ayırt edilecektir.

American Medical Association Complete Guide to Women's Health. Slupik, RI, editor. New York: Random House, Inc., 1996; Pp. 379-380.

"Andrology Laboratory and Fertility Assessment" (chapter 20), in Clinical Diagnosis and Management by Laboratory Methods, 20th ed. Sarkar S and Henry JB (JB Henry, editor). Philadelphia: WB Saunders, 2000; Pp. 425-431.

Dr. Richard Marrs' Fertility Book. Marrs R, Friedman Bloch L, Kirtland Silverman K. New York: Bantam Doubleday Dell Publishing Group, Inc., 1997; Pp. 43, 98-100, 103, 106, 109.

"Getting Started, or How Do I Know If I Have An Infertility Problem?" http://www.resolve.org/started.htm http://www.resolve.org. İnternete giriş tarihi: 27 Kasım, 2001.

Harvard Medical School Family Health Guide. Komaroff AL. New York: Simon & Schuster; 1999; Pp. 908-909.

"Infertility" (section 245), in The Merck Manual, 17th ed. Merck Research Laboratories. Whitehouse Statton, NJ: Merck & Co. 1999; Pp.1991-1995.

Natural Solutions to Infertility. Glenville M. New York: M Evans and Company, Inc., 2000; Pp 18-24, 136-144, 186-190.

Resolving Infertility. Clapp DN and Hollister MR, editors. New York: HarperCollins Publishers, Inc., 1999; Pp. 63-155, 261, 353-356.

Six Steps to Increased Fertility. Barbieri RL, Domar AD, Loughlin KR. New York: Simon & Schuster, 2000; Pp. 124, 173-201.

Medical/technical advisor: Anthony Kurec, MS, DLM(ASCP), Administrator, University Pathologists Laboratories, LLP, SUNY Upstate Medical University.