Bu makalenin en son gözden geçirilme tarihi
Bu makalenin en son değiştirilme tarihi 10 Temmuz 2017.

Nedir?


Metabolik sendrom karın çevresinde yağlanma, kan şekerini işleme yetisinde azalma (kan şekerinde artış ve/veya insüline direnç), dislipidemi ve hipertansiyon gibi bir dizi risk faktörünü içeren bir sendromdur. Bu sendroma sahip olanların artan bir  kalp-damar hastalığı  ve/veya tip 2 diyabet geliştirme riski altında olduğu gösterilmiştir. Metabolik sendrom birçok adla (dismetabolik sendrom, sendrom X, insüline direnç sendromu, obezite sendromu ve Reaven sendromu) bilinen ve sık görülen bir durumdur. 

Her yaşta herkesi etkileyebilirse de en büyük sıklıkla çok fazla kilosu olanlarda, aşırı kiloları karın bölgesinde toplananlarda ve aktif olmayanlarda metabolik sendrom görülmektedir.

Birçok ulusal ve uluslararası kuruluş metabolik sendromu tanımlamak için belli bazı kriterler kullanmalarına rağmen Amerikan Diyabet Derneği (American Diabetes Association [ADA]) gibi bazı kuruluşlar spesifik metabolik sendrom tanısının anlamını sorgulamaktadır. Bu kuruluşlar bu kriterlerin topluca ele alınmasının tek tek hesaba katılmasına göre kalp-damar hastalığı veya diyabet riskini öngörmede daha yararlı olmadığına dikkat çekmektedirler. ADA metabolik sendromun tanımlanabilir bir sendrom olması için bilimsel kriterlerin daha aşikâr olması gerektiğini ileri sürmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü ( The World Health Organization [WHO]) ilk kez 1998 yılında uluslararası kabul edilmiş bir tanımı  yayınlamış olmasına rağmen Birleşik Devletler’de en yaygın biçimde kabul edilen ve kullanılan kriterler ATP III (Erişkinlerde Yüksek Kan Kolesterolünü Tespit, Değerlendirme ve Tedavisine ilişkin 3. Ulusal Kolesterol Eğitim Programı uzman paneli  raporu) kriterleridir.

Amerikan Kalp Derneği (The American Heart Association [AHA]), Amerikan Ulusal Kalp Akciğer ve Kan Enstitüsü (The National Heart Lung and Blood Institute-NHLBI) ile birlikte metabolik sendromu tanımlayan kriterler setini içeren bilimsel bir bildirge yayınlamıştır.

Aşağıdaki tablo üç kriter setini özetlemektedir.

 

 

Metabolik Sendromun  Klinik Tanısal Kriterleri

Klinik Ölçüt

WHO1

ATP III2

AHA/NHLBI3

Bel Çevresi

 

erkeklerde: ≥102 cm,
kadınlarda: ≥88 cm

ATP III gibi

VKI (BMI)

VKİ >30 kg/m2

 

 

Trigliseritler

≥150 mg/dL

WHO gibi

WHO gibi

HDL-Kolesterol

Erkeklerde: <35 mg/dL
kadınlarda:<39 mg/dL

erkeklerde: <40 mg/dL kadınlarda:<50 mg/dL

ATP III gibi

Kan basıncı

≥140/90 mm Hg

≥130/85 mm Hg

ATP III gibi

Kan şekeri

Bozulmuş Glukoz Toleransı, Bozulmuş Açlık Glukozu veya Tip 2 Diyabet

Açlık:  >110 mg/dL (IFG)

Açlık: ≥100 mg/dL (IFG)

İnsüline Direnç

VAR

YOK

YOK

Mikroalbüminüri

VAR

YOK

YOK

Kaynaklar:

1. Alberti KG, Zimmet PZ. Diabet Med 1998;15:539–553.

2. National Cholesterol Education Program (NCEP) Adult Treatment Panel III final report. Circulation 2002;106:3143–3421.

3. Grundy, SM, et al. Circulation 2005;112:2735–2752.

Notlar: Dünya Sağlık Örgütü tanı için insüline dirençle birlikte iki ilave risk faktörünün, ATP ise  beş risk faktöründen üçünün varlığını şart koşar. AHA/NHLBI ilaç tedavisinin reçetelendirilmesi için trigliseritler, HDL-C ve kan basıncının anormal olmasının düşünülmesi  gerektiğini ileri sürer.

Kısaltmalar: VKİ=vücut kitle indeksi; BMI=Body Mass Index;  BGT=bozulmuş glukoz toleransı; BAG= Bozulmuş açlık kan şekeri düzeyi; 

Uyarlama: Pizzi, R.,  Agreeing to Disagree: ADA, AHA Publish Opposing Views on Metabolic Syndrome, Clincal Laboratory News, Ocak 2006 Cilt  32, No. 1

Metabolik sendromda sıklıkla görülmesine rağmen ATP III kriterlerine protrombotik (kan pıhtılaşmasına yatkınlık ) ve proinflamatuar (iltihaplanmaya yatkınlık) faktörler dahil edilmemiştir.  Belirgin hastalık tablosu mevcut olmamasına rağmen bu hastalık belirtileri atardamarların tıkanması, kalp hastalığı, inme, diyabet,  böbrek hastalığı hatta erken ölüm olasılığının arttığına ilişkin uyarı işaretleridir. Tedavi edilmezse 15 yıl gibi kısa bir sürede tedavi edilmemiş metabolik sendromla ilişkili hastalıkların komplikasyonları gelişebilir. Metabolik sendromlu olduğu halde sigara içen hastalar daha kötü  prognoza (gidişata) sahip olabilirler.

Metabolik sendrom olgularının çoğunda temel neden geçmişte kötü yemek yeme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzına bağlanabilir. Bazı olgulara zaten önceden hipertansiyon ve kontrol altına alınamamış diyabet tanısı konmuştur. Az sayıda hastanın araştırılmakta olan genetik faktörlerle bağlantılı olduğu düşünülür.

Metabolik sendromla ilişkili faktörlerin tümü birbirleriyle bağlantılıdır. Obezite ve egzersiz yapmama insüline direnç oluşumuna  yol açabilmektedir. İnsüline direnç lipit üretimini olumsuz etkiler, kan dolaşımında VLDL (çok düşük yoğunluklu lipoprotein), LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein- “kötü” kolesterol ve trigliserit düzeylerini yükseltirken HDL (yüksek yoğunluklu lipoprotein-“iyi” kolesterol) düzeylerini düşürmektedir. Bu süreç atardamarlar içinde  zamanla kalp-damar hastalığı ve inmelere yol açabilen yağlı plakların oluşumuna neden olabilmektedir. İnsüline direnç oluşumu kanda insülin ve glukoz düzeylerinin yükselmesine yol açar. Aşırı insülin böbreklerin daha fazla  sodyum tutmasına, kan basıncının yükselmesine ve hipertansiyona yol açabilmektedir. Uzun süre yüksek düzeylerde kalmış kan şekeri düzeyleri kan damarları ve böbrekler gibi organlara zarar vermektedir [daha fazla bilgi için ayrıntılı açıklamayı okuyunuz]

Testler

Hastada karın çevresinde belirgin obezite (merkezi obezite) var, kişi hareketsiz bir yaşam tarzı sürdürüyorsa doktor metabolik sendromdan kuşkulanabilir. Ancak tanıyı koymada hem laboratuvar testleri hem de diğer tetkikler önemlidir. Önerilen testler:

Laboratuvar Testleri

  • Kan şekeri: Genellikle açlık kan şekeri yapılmakla birlikte bazı olgularda doktor tokluk kan şekeri (bir öğünden sonra) veya bir GTT (GTT: glukoz tolerans testi – glukoz yüklemesinden önce ve sonra belli aralıklarla yapılan birkaç kan şekeri testi) testi isteyebilir. Kan şekeri testlerinin amacı hastanın glukoza karşı bozulmuş bir cevabının yani kan şekeri düzeylerinin yükselmesine yol açıp açmadığını belirlemektir.
  • Lipit profili: HDL, LDL, trigliseritler ve VLDL’yi ölçer. Trigliseritler önemli oranda yükselmişse LDL’nin doğrudan (Direkt LDL testi) ölçümü gerekli olabilir.

Metabolik sendrom tanısı koyma amacıyla önerilmemekle birlikte bazı doktorlar tarafından ek bilgi için aşağıdaki testler istenebilir. Örneğin:

  • C-peptit . İçsel (endojen) insülin üretiminin güvenilir bir göstergesidir.
  • Mikroalbümin. Böbrek hastalığının erken bir göstergesidir .Dyabetlilerin takibine yardımcı olmak için bu test kullanılmakta olup WHO kriterlerine göre önerilmektedir.
  • hs-CRP. Kardiyak risk değerlendirmesinin bir bölümü olarak hafif derecelerde iltihaplanmanın bir göstergesi olarak test edilebilir.
  • sdLDL testi. Hastada mevcut ''küçük yoğun düşük yoğunluklu lipoprotein'' moleküllerinin sayısını verir. LDL değişik boyutlardadır. Kanda  VLDL ve trigliserit düzeyleri yükseldiğinde  ateroskleroza daha fazla neden olduğu düşünülen daha küçük, daha yoğun ve daha “saldırgan” moleküller oluşma eğilimi de artar. Şimdilerde bu testin ticari kiti mevcut olmasına rağmen birçok laboratuvar uygulamamakta ve sıklıkla istenmemektedir. Nihai klinik yararlılığı henüz belirlenmemiştir. Bir  lipoprotein alt fraksiyonları testinde değerlendiirlebilir.  
  • İnsülin. Metabolik sendrom tanısı koymada açlık insülin testinin klinik açıdan yararlı olmayacak kadar çok değişken olduğu düşünülür. Ancak ölçüldüğü takdirde hastalarda genellikle yükselmiş olduğu saptanacaktır.

Plazminojen aktivatör inhibitör -1 (PAI-1) ve proinsülin testlerinin metabolik sendrom tanısında yararlı oldukları henüz kanıtlanmamıştır.

Laboratuvar testleri dışındaki tetkikler

  • Kan basıncı ölçümü: Hipertansiyonun kontrolü için
  • Beden ağırlığı ve bel çevresi ölçümü: Karın çevresi yağlanmayı belirlemek için
  • VKİ (vücut kitle indeksi): Birçok doktor tarafından kullanılan alternatif bir obezite ölçümüdür. Kilogram cinsinden vücut ağırlığını metre cinsinden boyun karesine bölerek vücut kitle indeksi hesaplanır. Tartısı 68 kg , boyu 170 cm olan kişinin VKİ’si 23,5’dur. VKİ’si 30’dan yüksek olan bir erişkinin obez (aşırı kilolu) olduğu kabul edilmektedir. Ancak bu hesaplama aşırı kiloların vücudun neresinde biriktiğini tanımlamaz.

Tedaviler

Metabolik sendrom hastalarının birincil “tedavileri” aşırı kiloların kaybı, düzenli egzersiz ve sigaranın bırakılması şeklindedir. Kilo kaybı ve egzersiz:

Hipertansiyon ve yüksek kolesterol  sorunlarının çözümü için ilaç tedavisi gerekebilir. Bazı doktorlar pıhtılaşma riskini azaltmak için aspirin de önermektedir. Az sayıda doktor insüline duyarlılığı artırmak için ilaçlar önermektedir ancak bu konuda yaygın bir uzlaşı mevcut değildir.

Metabolik sendrom hastaları doktorları ve diyetisyenleri ile birlikte çalışarak bir bireyselleştirilmiş tedavi planı geliştirmeli ve etkinliğini takip etmelidir.

Metabolik Sendrom: İlave Ayrıntılar

İnsülin glukozun dokuların hücreleri içine girmesini ve burada enerji üretimi için kullanılmasını sağlayan bir hormondur . İnsülin daha sonra karaciğerin arta kalan fazla kan şekerini glikojen (kısa süreli enerji deposu için) olarak depolamasını ve/veya onu kullanarak yağ asitlerini oluşturmasını sağlar (yağ asitleri daha sonra trigliseritlere dönüşür). İnsüline direnci olan hastalarda doku hücrelerinin direncini kırmak ve glukozun hücreler içine girmesine olanak tanımak için pankreasın ilave insülin serbestleştirmesi gerekir. Bu direnç ve dirence yanıt kan dolaşımında glukoz ve insülin düzeylerinin artmasına yol açabilmektedir. Artmış insülin düzeyleri böbrekler tarafından sodyum tutulumunu artırabildiği gibi kan basıncında yükselmelere yol açmaktadır (hipertansiyona neden olabilir).

Karaciğer trigliseritler, kolesterol ve proteinden yararlanarak trigliseritten zengin ''çok düşük yoğunluklu lipoproteinler'' (VLDL) imal eder.  Kan dolaşımında bir enzim VLDL’den trigliseritleri uzaklaştırarak ilkin orta yoğunlukta lipoproteinleri (IDL) daha sonra düşük yoğunluklu lipoproteinleri (LDL-“kötü” kolesterol) üretir. LDL tümüyle kötü değildir. Lipit metabolizmasının  gerekli bir bölümünü oluşturduğu gibi hücre duvarlarının bütünlüğünün korunması, cinsiyet hormonları ve steroid üretimi için gereklidir. Ancak aşırı LDL oksijenle reaksiyona girer ve atardamar duvarlarında yağ birikimlerinin oluşmasına, kan damarlarının sertleşmesine ve nedbeleşmesine (kalp-damar hastalığı ve kan pıhtılarının oluşumuna) yol açar

LDL molekülleri farklı yapıda olup çeşitli boyutlarda oluşturulur. Küçük yoğun LDL’lerin (sdLDL) , daha büyük LDL moleküllerine göre atardamarların duvarlarında kolesterol biriktirmeye daha eğilimli oldukları düşünülür. Obez ve/veya insülin direnci olan hastalarda kan dolaşımında aşırı miktarlarda VLDL ve trigliseritler kalarak sdLDL’lerin oluşumunda artışa yol açarlar.

''Yüksek yoğunluklu lipoprotein'' kolesterol (HDL-“iyi” kolesterol) normalde dokulardaki aşırı kolesterolü karaciğere taşır. Karaciğerde kolesterol  daha sonra kullanım için geri dönüşüme uğrar veya safrayla atılır. HDL’nin  tersine taşınması hücrelerin kolesterol fazlasını atabilmesinin tek yoludur. HDL atardamarların korunmasına yardımcı olabildiği gibi yeterli miktarda HDL mevcutsa atardamarlarda yağlı plakların birikim sürecini  tersine çevirebilir. Aşırı miktarlarda VLDL ve trigliserit mevcutsa kandaki HDL konsantrasyonları azalır.

 

İlgili Sayfalar


Bu internet sitesinde
Testler: hs-CRP, Lipit Profili, Kolesterol, HDL, LDL, TrigliseritlerKardiyak Risk Değerlendirmesi, İnsülin, Glukoz ve Glukoz Tolerans Testi  (GTT), Direkt LDL

Başka bir internet sitesinde
American Academy of Family Physician, Familydoctor.org: Metabolic Syndrome
CDC: Nutrition and Physical Activity
CDC: Overweight and Obesity
The President's Council on Physical Fitness and Sports
The Practical Guide: Identification, Evaluation, and Treatment of Overweight and Obesity in Adults
FDA: Better Health Information for Better Nutrition
NIDDK: Nutrition
Boston Obesity/Nutrition Research Center
Clinical Nutrition Research Center at Harvard
Steps to a Healthier US Initiative
National Cholesterol Education Program: ATP III Guidelines At-A-Glance

Makalenin kaynakları

DİKKAT : Bu makale burada alıntılanan kaynaklarla birlikte Lab Tests Online Editörler İnceleme Kurulunun  toplu deneyimlerine dayanmaktadır.  Bu makale belli aralıklarla Editörler Kurulu tarafından gözden geçirilmekte olup  inceleme sonucu güncelleştirilebilmektedir. Alıntı yapılan her yeni kaynak listeye eklenecek ve kullanılmış orijinal kaynaklardan ayırt edilecektir.

Bu Derlemede Kullanılmış Kaynaklar

Clarke, W. and Dufour, D. R., Editors (2006). Contemporary Practice in Clinical Chemistry, AACC Press, Washington, DC. Pp 296.

(Nisan 2007). What Is Metabolic Syndrome? NHLBI.  http://www.nhlbi.nih.gov/. İnternete giriş tarihi: 9/3/08.

Blaha, M. and Elasy, T. (2006). Clinical Use of the Metabolic Syndrome:Why the Confusion? Clincal Diabetes v 24 (3). http://clinical.diabetesjournals.org/. İnternete giriş tarihi:3/9/08.

(Ocak  2006) Pizzi, R. Agreeing to Disagree ADA, AHA Publish Opposing Views on Metabolic Syndrome. Clincal Laboratory News Volume 32, No. 1.

American Diabetes Association. Diabetes Research Summary, Is the Metabolic Syndrome Really a Syndrome?  http://www.diabetes.org. İnternete giriş tarihi: Haziran  2008.

(22 Mayıs 2008) Sattar N, et al. Can metabolic syndrome usefully predict cardiovascular disease and diabetes? Outcome data from two prospective studies. The Lancet 2008; 371:1927-1935.  http://www.thelancet.com.  İnternete giriş tarihi: June 2008.

Sources Used in Previous Reviews

Thomas, Clayton L., Editor (1997). Taber’s Cyclopedic Medical Dictionary. F.A. Davis Company, Philadelphia, PA [18th Edition].

Pagana, Kathleen D. & Pagana, Timothy J. (2001). Mosby’s Diagnostic and Laboratory Test Reference 5th Edition: Mosby, Inc., Saint Louis, MO.

(Gözden geçirilme tarihi: 3 Mart 2003). Metabolic Syndrome. Cleveland Clinic Health Information Center. http://www.clevelandclinic.org/health/health-info/docs/3000/3057.asp?index=10783 http://www.clevelandclinic.org.

Syndrome X or Metabolic Syndrome. American Heart Association.  http://www.americanheart.org/presenter.jhtml?identifier=534 http://www.americanheart.org.

Metabolic Syndrome. American Heart Association.  http://www.americanheart.org/presenter.jhtml?identifier=4756 http://www.americanheart.org.

The Metabolic Syndrome. American Diabetes Association.  http://www.diabetes.org/weightloss-and-exercise/weightloss/metabolicsyndrome.jsp http://www.diabetes.org.

Blackburn, G. and Bevis, L. (Güncelleştirme tarihi: 12 Eylül 2003). The Obesity Epidemic: Prevention and Treatment of the Metabolic Syndrome. http://www.medscape.com/viewprogram/2015 http://www.medscape.com.

Peters Harmel, A. and Berger, D. (24 – 29 Ağustos 2003). Clinical Implications of the Metabolic Syndrome. Medscape coverage of: 18th International Diabetes Federation Congress.  http://www.medscape.com/viewarticle/462881 http://www.medscape.com.

Hoefner, D. (Ekim 2003). The ruthless malady: metabolic syndrome. MLO.  http://www.mlo-online.com.