2

  • 24-saatlik idrar numunesi

    24 saat içerisindeki bütün idrarın toplanmasıdır.

    Doktorunuzdan veya laboratuvarınızdan bir idrar toplama kabı isteyin ve toplama ile ilgili size verilen talimatlara uyun. Test edilecek maddeyi korumak için toplanan idrar numunesinin buzdolabında beklemesi gerekebilir. Sabah uyanınca mesanenizi boşaltmak için idrarınızı tuvalete yapın. Zamanı not edin. Sonraki 24 saat boyunca yaptığınız bütün idrarları idrar kabında toplayın. 24 saat dolunca mesanenizde birikmiş idrarı da almak için tekrar tuvalete gidin ve bu idrarı da idrar kabına EKLEYİN. Zamanı not edin. Topladığınız bütün idrarı laboratuvara getirin. Eğer bir veya daha fazla idrarı toplayamadıysanız bunu mutlaka doktorunuza veya laboratuvara söyleyin.

    24 saatlik idrarı rastgele idrar örneğine tercih ettiren sebep gün boyunca idrardaki maddelerin değişmesidir. 24 saat boyunca toplanan idrarda test edilecek maddenin bu değişimleri ortadan kaldırılmış olacak ve elde edilen sonuç bu değişimlerin bir ortalaması olacaktır.

A

  • Abse
    Bir kavite içindeki dokunun parçalanması ile oluşan iltihabın kapalı ve lokalize birikimi
  • Acanthosis nigricans
    Boyun, koltuk altları ve deri kıvrımları etrafındaki derinin kararması ve kalınlaşmasıdır. Bu kanda insülin düzeylerindeki artışa bağlı olabilir ve sıklıkla obesite ile ilişkilidir.
  • Adacık Hücre
    vücudun belli bazı fonksiyonlarını etkileyen birkaç hormonu üreten ve salgılayan pankreasın özelleşmiş hücreleri. Örneğin insülin salgılayan beta hücreleri ve glukagon salgılayan alfa hücreleri.
  • Adenomatöz polip
    Kolon veya rektumu kaplayan bezleri oluşturan hücrelerin anormal büyümesi; iyi huylu olmakla birlikte zamanla habisleşebilir.
  • Adjuvan tedavi
    Bir hastalığın önlenmesinde veya tedavisinde ana tedaviye (örneğin cerrahi) yardımcı tedaviler (Örneğin kanserde kemoterapi)
  • Adrenal Bez
    Kan dolaşımına direkt olarak hormon salan böbreklerin üstünde yerleşmiş bir çift organdır. Her bez birbirinden farklı fonksiyonlara sahip 2 kısma ayrılır.
    1. Adrenal korteks kortizol,aldesteron ve seks steroidleri gibi hormonları kana dolaşımına salar. Birçok vücut fonksiyonda görev alırlar.
    2. Adrenal medulla adrenalin (epinefrin) ve norepinefrin gibi katekolaminleri üretir ve salar.
  • Aerobik
    Oksijenden zengin ortamda yaşamak veya oluşmak
  • Aferez
    Kandan trombosit veya lökosit gibi spesifik bir bileşeni uzaklaştırıp toplama ve kalan kısmı vericiye geri verme işlemi. Bu şekilde bu bileşenin daha fazla toplanması sağlanır.
  • Afibrinojenemi
    Fibrinojen üretiminin yokluğu
  • Akromegali
    Erişkinlerde aşırı Büyüme Hormonu sonucu el ve ayaklarda büyüme, ayakkabı ölçüsünün değişmesi, alt çene ve kaşlarıda içeren yüz özelliklerinde aşamalı değişiklikler ve burun kemiğinde büyüme ile karakterize bir durumdur.
  • Akut
    1. Genellikle hızlı başlayan belirtileri olan ve tedavi olsun olmasın günler içinde iyileşme gösterebilen durum veya hastalık. Kroniğin tersi.
    2. Hızlı veya şiddetli gelişen durum veya hastalık
  • Akut Faz Reaktanı
    Akut doku enflamasyonu veya travmaya neden olan durumlar sonucunda konsantrasyonunda azalma veya yükselme görülen bir protein
  • Akut koroner sendromu
    Kalbe giden bir veya birkaç damarın daralması veya tıkanması sonucu yetersiz kan akımına bağlı olarak görülen potansiyel olarak hayatı tehdit edici bir grup bozukluktur; anstabil anjinadan kalp krizine kadar giden bu durumlar genellikle göğüs ağrısı, bir veya 2 kolda, omuzlarda, mide ve çenede ağrı, nefes darlığı, bulantı, terleme ve sersemlik hissi ile karakterizedir.
  • Akut Myelositik Lösemi
    kemik iliği hastalığı; gelişmemiş granulositlerin (bir nötrofil-en sık bazofil veya eozinofil)büyük sayılarda üretimi ve kemik iliğindeki diğer normal hücrelerin yerine geçmesi ile karakterizedir.
  • Akut Örnek
    Klinik laboratuvarda, bir hastalık veya durumun belirti ve bulgularının başlangıç döneminde alınan örnek
  • Alkaloz
    Vücudun asit baz dengesinde bir kayma sonucu normalden daha fazla baz olması ve buna bağlı olarak kan ve vücut sıvıları pH'sının sağlıklı aralıktan (7.35-7.45) daha yüksek değere çıkması durumu. Hiperventilasyon ve pnömoni gibi solunum problemlerine veya uzun süreli kusma ve aşırı dehidratasyon gibi metabolik problemlere yol açabilir.
  • Allel
    Spesifik bir genin oluşabildiği olası alternatif formların herhangi biri
  • Allerjen
    Allerjiye neden olan madde
  • Alopesi
    Saç dökülmesi
  • Amenore
    Bir kadının adet görmemesi
  • Amfizem
    Akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveoller) zedelenerek akciğerlerin esnekliklerinin ve işlevlerinin kaybına yol açan kronik ilerleyici akciğer hastalığı; Bu hastalık nefes darlığıyla karakterize olup tabloya öksürük eşlik edebilir. Sonunda kalp hasarına yol açabilir.
  • Amino Asit
    Proteinlerin yapıtaşları olup amino grubu (NH2) içeren organik asitlerdir.
  • Amniyosentez
    Hamilenin karın cildinden bir iğne ile girilerek rahime ve buradan da bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısını içeren keseye ulaşılarak buradan bir miktar sıvı (amniyon sıvısı) alınması işlemi.
  • Amniyotik sıvı
    Anne karnındaki bebeği destekleyen ve çevreleyen sıvı
  • Amplifikasyon
    1) Moleküler tanıda genetik materyalin (RNA,DNA) çoğul kopyalarının elde edilmesi işlemi. BU sayede hedef materyalin tespit edilebileceği veya miktarlanabileceği yeterli seviyeye ulaşılmış olur.

    2) Aranılan bir analitin (gen veya ilaç gibi) bir cihazda oluşturduğu sinyalin arttırılarak tespit edilmesi veya miktarlanması

    3) Bir hücrede bir genin veya genlerin normal sayıdan fazla kopyasının olması durumunda genin amplifiye olduğu söylenir (tümör hücrelerinde olduğu gibi)

  • Anaerobik
    Oksijensiz bir ortamda yaşama veya oluşma
  • Anafilaksi
    deride çok kaşıntılı kabarcıklar (ürtiker, kurdeşen), kan basıncında düşme ve nefes darlığına neden olabilen ağır allerjik reaksiyon. Anafilaksi hayatı tehdit edebildiğinden bu duruma yatkın kişilerin yanlarında hazır epinefrin iğneleri taşımaları önerilir.
  • Analit
    Klinik laboratuvarda analiz edilen vücuttan bir madde.  Test olarak da adlandırılır.
  • Androjenler
    Cinsel farklılaşmayı başlatan ve sekonder erkek fiziksel özelliklerini (kalın ses ve sakal-bıyık gibi) oluşturmaktan sorumlu hormonlar. Örneğin testosteron hormonu. Kadınlarda da kadın hormonlarının (örneğin estrojen)öncülleri olarak bulunurlar.
  • Androstenedion
    Erkeksi özellikleri oluşturan ve testis, adrenal korteks ve overler tarafından üretilen steroid.
  • Anensefali
    Fetus beyninin gelişimi sırasında nöral tüpün kafada düzgün olarak kapanmamasına bağlı oluşan bir konjenital hasar. Sonuç; beyin ve kafatasının büyük bir kısmının gelişmemesidir.
  • Aneuploidi
    Anormal sayıda kromozoma sahip olma
  • Anevrizma
    Arter duvarındaki zayıflığa bağlı olarak arterin bir kısmında büyüme, genişleme veya şişlik.
  • Anjioödem
    Deri ve daha derin tabakaları (subkuten) içeren ve şişliklerle seyreden allerjik reaksiyon
  • Anjiyoplasti
    Daralan veya tıkanan kan damarlarını genişletmek için kullanılan medikal prosedür. Prosedür sırasında balon uçlu kateter kasıklardan vücuda sokulur ve X-ray ve kontrast madde kullanılarak tıkanan bölgeye kadar götürülür. Kateredeki balon şişirilerek tıkanmış damar açılmaya çalışılır.
  • Anormal Fibrinoliz
    Kan damarlarında normalde pıhtıların temizlenmesinden sorumlu sürecin aşırı aktivitesi
  • Anterior

    Ön tarafta bulunan

  • Antibiyotik direnci
    Bir antibiyotik varlığına rağmen bir mikroorganizmanın büyüme kabiliyeti
  • Antihistamin
    Allerji, hipersensitivite reaksiyonları ve soğuk algınlığı semptomlarını tedavi etmek amacıyla kullanılan bir ilaç sınıfı. Bu ilaçlar histaminin etkilerini azaltarak etki ederler. Histamin doğal olarak oluşan bir maddedir; enflamasyon ve allerjiye cevap olarak salınır.
  • Antijen
    1. Bir antikor üretimine sebep olan maddelerdir. Bir antikor antijene bağlanarak onu etkisiz bırakır veya öldürür.
    2. Kan hücrelerinde bulunan belirli antijenler kan transfüzyonu için gerekli kan grubunu oluşturmada temeli oluşturur. Doku üzerinde bulunan antijenler transplantasyon için uygun dönor eşleşmesi için gereklidir.
  • Antikoagulan
    1.Kanın pıhtılaşmasını geciktiren ilaçlar.( örneğin heparin veya kumadin gibi) Pıhtılaşması olan veya bu riske sahip olanlarda kullanılır.
    2. Transfüzyonda veya bazı önemli laboratuvar testlerinde kanın pıhtılaşmasını önlemek amacıyla kullanılan maddeler
  • Antikor
    Antijen'e cevap olarak lenfoid dokudan üretilen bir protein
  • Apne
    Soluk almada duraklama
  • Apoprotein
    Karakteristik prostetik grubunu içermeyen bir proteinin genel tanımı. Prostetik grup bir metal veya küçük organik bir madde olabilir. Örneğin protein apotransferrin demir ile birleşerek transferrin'i oluştururken protein aposeruloplasmin bakır ile birleşerek enzim seruloplasmin'i oluşturur.
  • Aritmi
    Kalp atım ritminde veya kalp kasılmasındaki gücün değişimi.
  • Asemptomatik
    Semptomsuz (Hastalık belirtisi olmayan)
  • Asidoz
    Vücut asit baz dengesindeki değişime bağlı olarak normalden daha fazla asit olması durumudur, ve kan ve vücut organlarının pH'ının sağlıklı aralığın (7.35-7.45) altına düşmesidir. Amfizem gibi akciğer bozukluklarına bağlı olarak azalmış CO2 atımı, böbrek hastalıkları ve diabet gibi metabolik hastalıklar, zehirli madde (etilen glikol, metanol) yutulması veya belirli ilaçların (salisilatlar) aşırı dozda alınması buna neden olabilir. İshalde olduğu gibi HCO3 kaybı da buna neden olabilir.
  • Asit
    Bir baz ile reaksiyona girip tuz oluşturan, en az bir adet hidrojen atomu bulunduran bileşiklerdir. pH ları 7'den küçüktür. Vücuttaki asitlere bir örnek midedeki sindirime yardımcı olan hidroklorik asittir (HCl).
  • Asit sıvısı
    Karın (periton) boşluğunda sıvı birikimi
  • Asit-baz dengesi
    Vücut sağlığını korumak için pH değerini belli bir sabit sınırda tutmalıdır (7.35-7.45 arası). Bu denge kandaki tampon sistemlerinin kullanımı (pH değişikliklerini minimize eder), ve akciğer ve böbreklerden fazla asit ve bazın dışarı atımı ile olur
  • Aspirasyon
    Vücut boşluklarından veya bölgelerinden sıvı, gaz veya hücre emilimi işlemi (örneğin aspirasyon biopsisi)
  • Aşı
    Belirli bir hastalığa bağışıklık geliştirmek için yapılmış preparat
  • Aşırı dışavurum
    Bir genin normalden daha fazla miktarda protein üretimine yol açan yüksek düzeyleri (miktarları)
  • Ateroskleroz
    Arteryal iç duvarda kolesterol ve lipid formlarının birikmesiyle karekterize yaygın bir arteryal hastalıktır. Sonuç olarak damarlar elastikiyetini kaybederek daralır, bu da kan akımının azalmasına yol açar. En önemli örneklerden birisi kroner arter hastalığıdır.

B

  • Bağ dokusu
    Vücut içinde organları veya başka oluşumları birbirlerine bağlayan doku. Organları destekler, onlara bağlanır ve etraflarını kuşatır, aralarındaki boşlukları doldurur, bağlar ve kirişler oluşturur.
  • Bağışıklık
    1)Doğal yolla veya aşılanmayla bir enfeksiyon etkenine önceden maruz kalmış olma nedeniyle o enfeksiyona karşı oluşan direnç
    2) Yabancı cismi tanımak için bağışıklık sisteminin aktif hale gelme durumu
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış
    Kişinin bağışıklık sisteminin enfeksiyona karşı normal bir reaksiyon verme yetisinin azalması
  • Bakteremi
    Kanda bakteri varlığı
  • Bakteri

    Tek hücreli mikroskopik organizmalardır. Bazıları hastalığa neden olur.
  • Balgam
    Akciğerler ve bronşlar gibi alt hava yollarından gelen yapışkan madde. Mukus, kan, cerahat ve/veya bakteri gibi maddeler içerebilir. Ağızdaki bezlerden salgılanan tükrük ile aynı değildir.
  • Balgam kültürü
    Balgam kültürü akciğerlerde (zatürre) veya solunum yollarında (bronşit) enfeksiyona neden olabilen mikropları saptamak ve tanımlamak için uygulanmaktadır. Balgam normalde ağız boşluğunda bulunan tükürükten farklıdır. Balgam, hastanın akciğerlerinde, bronşlarında veya alt solunum yollarında enfeksiyon olduğu zaman bulunan kıvamlı bir sıvıdır. Balgam enfeksiyona neden olan hastalık etkenleriyle ( bakteriler, virüsler veya mantarlar) birlikte konakçının enfeksiyona verdiği hücresel reaksiyon bileşenlerini de (müküs, lökosit (WBC), eritrosit (RBC), solunum yolunun iç yüzeyini döşeyen hücreler) içerebilir. Hasta genellikle derinden gelen bir öksürükle balgam numunesi verebilir.

    Kültür için bir balgam numunesi, enfeksiyona neden olabilen mikroorganizmaların çoğalması için üreme besiyeri üstüne konur. Enfeksiyona neden olan mikroorganizmalar solunum sisteminin normal mikroorganizmalarından ayırt edilip tanımlanır. Hastalığa neden olan mikroorganizmalar saptandığında hangi antibiyotiklerin mikroorganizmaların çoğalmasını engellediği ve enfeksiyon için hangi tedavinin uygun olacağını belirlemek için ileri testler de yapılabilir.

  • Baskın (Dominant) gen
    Bir kopyası bulunsa bile aktivitesi dışa vuran gen çiftlerinden biri
  • Baz
    1) Hidroksil (OH) iyonu içeren maddelerdir, tatları acıdır, pH'ları 7' den büyüktür ve bir asitle reaksiyona girince tuz oluştururlar. Örneğin Amonyak.
    2)DNA ve RNA nın yapı taşlarından birisidir.
  • Bazofil
    Bir lökosit tipi. Toplam lökositlerin %1 veya daha azını oluşturur. Belirli hastalıklarda artar veya azalır.
  • Besiyeri
    Mikroorganizmaların çoğalmasını destekleyen uygun besleyici ortam
  • Beta Blokerler
    Adrenalinin etkisini bloke eden, kalp atışlarını yavaşlatan, kalp kasılmasının gücünü azaltan ve böylece kan basıncını düşüren ve anjina ve aritmi belirtilerini ortadan kaldıran bir grup ilaç.
  • Beta Hücreleri
    Pankreasta insülin üreten ve salgılayan özelleşmiş hücreler
  • Beyin Omurilik Sıvısı (BOS)
    Serebrospinal sıvı olarak da bilinir. Normalde temiz bir sıvıdır. Beyin ventriküllerinde üretilir. Beyni ve omuriliği çevreler.
  • Bilier
    Safra veya karaciğer veya safra kesesinin kanalları ile ilgili
  • Biyobelirteç
    Vücut tarafından üretilen, kan veya idrar gibi vücut sıvılarında tespit edilebilen ve spesifik bir süreci, durumu veya hastalığı belirten bir madde.
  • Biyopsi
    Küçük bir doku parçası veya sıvının alınmasıdır. Numune genellikle kesilerek veya bir iğne ile aspire edilerek alınır.
  • Blast
    olgunlaşmamış veya ilkel öncül hücre
  • Bronkodilatör
    Akciğerlere havayı taşıyan kas yapısındaki tüplerin (bronşların) genişlemesini (açılmasını) sağlayan ilaçlar
  • Bronşiolit
    Alt solunum yollarının daha küçük dalları/hava pasajları olan bronşiollerin enflamasyonu
  • Bronşioller
    Alt solunum yollarının daha küçük dalları/hava pasajları
  • Bulgu
    Hastanın kendisi dışında bir doktor veya başka birisi tarafından belirlenen, gözlenen veya bulunan hastalık veya rahatsızlık işaretleri

D

  • Dalak
    Karın bölgesinde yerleşik bir organ olup ana fonksiyonu kan hücrelerini depolamak, yaşlı kan hücrelerini dolaşımdan çekmek, enfeksiyonla mücadele için lenfosit üretmek ve kandan yabancı maddeleri süzmektir.
  • Damping sendromu
    Mide içeriğinin sindirilmeden hızla ince bağırsağa boşaldığı zaman oluşabilen bulantı, kramplar, terleme ve güçsüzlük gibi belirtiler; mide rezeksiyonu veya bypass cerrahisi geçirenlerde oluşabilmektedir.
  • Dehidratasyon
    Vücut sıvılarından aşırı su kaybı; çoğunlukla sodyum, potasyum, klorür, ve diğer elektrolit dengesizliği eşlik eder.
  • Demans

    Özellikle bellek ve yargılama  işlevlerini ilgilendiren zihinsel yetilerde ilerleyici yetersizlik durumu

  • Dermatit
    Derinin akut veya kronik enflamasyonu
  • Dermatofit
    Deri, saç veya tırnaklarda enfeksiyona neden olan herhangi bir mantar grubu
  • Diabetes insipidus
    Susama hissi ve idrar miktarında artış gibi belirtilerle diabetes mellitus‘a benzemekle birlikte nedenleri, sıklığı, tedavisi ve ilişkin komplikasyonlarıyla DM’den farklılaşan bir hastalıktır. Diabetes insipidus, hipofiz bezinde arjinin vazopressin ( antidiüretik hormon veya ADH’de denilen) üretiminin olmaması veya böbreklerin ADH’ye yanıt vermemesi sonucu böbreklerin suyu tutamamasına neden olan bir hastalıktır. Yeterince tedavi edilmezse vücudun ağır derecede susuz kalmasına (dehidratasyon) ve serum sodyum düzeylerinin yükselmesine yol açabilir. Diabetes mellitus’a göre diabetes inspididus çok daha seyrek görülen bir hastalıktır.
  • Disfibrinojenemi
    Anormal fibrinojen üretimi
  • Dislipidemi
    Zararlı lipid seviyeleri
  • Dispne
    Nefes darlığı
  • Distoni
    Kol ve bacaklarda burulmalar ve yinelenen hareketlere neden olabilen inatçı kas kasılmaları
  • Diüretik
    Konjestif kalp yetmezliği veya hipertansiyon durumlarında olduğu gibi vücudun fazla sıvısını atmak için idrar üretimini ve atılımını arttıran ilaçlar
  • Divertikülozis
    Kolonun bazı bölümlerinden dışarı doğru oluşan ceplerle ( divertikül) karakterize anormal durum
  • DNA
    Tüm canlı hücrelerde (bakteriler, virüsler, parazitler, bitkiler ve hayvanlar) bulunan benzersiz genetik kod
  • Doku
    Vücutta ortak amacı olan hücrelerin bir araya gelmesi. Örneğin kas dokusu veya böbrek dokusu
  • DRE
    Yakın oluşumları incelemek için parmak kullanılarak yapılan bir fizik muayene şekli (Örneğin erkeklerde prostat muayenesi)
  • Duodenum
    Oniki parmak barsağı olarak da bilinir. Sindirim materyallerinin mideden sonra ulaştığı ince bağırsağın ilk bölümü.

E

  • E. coli

    Normalde gastrointestinal sistemde yaşayan bir tür zararsız normal flora bakteri türüdür. Bu çomak şekilli bakteriler genelde idrar yolu enfeksiyonu yaparlar, bazı türleri toksin üreterek ishale neden olurlar.

  • Efüzyon
    Sıvının kan damarları veya lenfatik sistemden bir vücut kavitesine veya boşluğuna kaçışı
  • Egzema
    kırmızı, kaşıntılı, kabuklu ve bazen kabarcıklı lekelerle karakterize bir deri bozukluğu
  • Egzojen
    Dışsal; bir organ, doku, hücre veya vücut dışından kaynaklanan. Vücuda dışarıdan verilen, örneğin egzojen insülin veya testosteron gibi bir maddeyi ifade edebilir.
  • Eklem
    (artikülasyon, mafsal) vücut içinde iki veya daha fazla sayıda kemiğin buluşma noktası. Vücudun esnek olmasını sağlarlar. Eklemler hareket edebilirliklerine göre sınıflandırılırlar: örn: kafatasında olduğu gibi hareket edemeyen (fibröz), omurgadaki omurlar gibi hafifçe hareketli (kıkırdaksı) veya dizler ve dirseklerde olduğu gibi birçok yöne serbestçe hareket edebilen (sinovyal) eklemler. Ayrıca menteşe tipi , pivot, bilyeli eklemler olarak da sınıflandırılırlar.
  • Ekokardiografi
    Kalbin yapısını ve hareketlerini değerlendirmek için ultrason ile yapılan tanısal prosedür. Bu prosedürün görüntülerine ekokardiyogram denir.
  • Eksüda

    Yaralanma veya enflamasyon sonucu bir vücut boşluğuna sızan sıvı . Bu sıvı normalden daha yüksek miktarda protein içerdiği gibi artan sayıda lökosit (beyaz kan hücresi) nedeniyle bulanık görünümlüdür.

  • Ektopik gebelik
    Döllenmiş yumurtanın uterus (rahim) dışında implante olduğu anormal gebelik; çoğunlukla (%90) fallopian tüplerinde görülür (tubal gebelik)
  • Ekzokrin
    Bir kanal içinden başka bir organa salınan maddeler üreten hücreler veya doku (örneğin Pankreasın sindirici sıvıları barsaklara
  • Elektrokardiogram
    Kalbin elektriksel aktivitesinin grafiksel olarak kaydı
  • Embolizm ve Tromboembolizm

    Embolizm— Emboliye sebep olan materyal (hava, kan ,doku, yağ embolizmi) kan akımı ile ilerler, bir ven veya arterde yerleşir ve bu damarda akımı engelleyerek tıkanıklık oluşturur.

    Tromboembolizm—Bir kan pıhtısı (trombus)kan akımında serbest kalır ve bir kan damarını tıkar. Vende olursa venöz tromboembolizm veya bir arterde olurda arteryal tromboembolizm denir.

  • Endemik
    Belirli bir toplumda veya coğrafik bölgede yaygın olması
  • Endojen
    Vücut tarafından veya bir organ, doku, hücre içinden kaynaklanan veya üretilen. Terim örneğin insülin veya testosteron gibi bir maddenin iç veya dış kaynağı arasında ayrım yapmak için kullanılabilir.
  • Endokardit
    Kalp ve kalp kapaklarının iç kısmını kaplayan membranların enflamasyonu
  • Endokrin
    Diğer hücrelere etkisi olan hormonları üreten ve bunu kan akımına salan hücreler veya doku; örneğin tiroid bezi diğer hücrelerde metabolizmayı etkileyen tiroid hormonlarını üretirler.
  • Endometriyoz
    Rahim içi katmanının (endometriyum dokusu) normal yerleşimi dışında rahim duvarları, Fallop tüpleri, yumurtalıklar, pelvis içinde başka bölgeler veya nadiren pelvis dışında bulunması, gelişmesi ve işlev görmesiyle belirlenmiş anormal durum
  • Enfeksiyon
    Mikroorganizmaların neden olduğu hastalık
  • Ensefalopati
    Beynin bozulmasına neden olan herhangi bir hastalık
  • Enzim
    Biyolojik reaksiyonun hızını arttıran proteinlerdir. Bir çok enzimin sonu -az ile biter.( örneğin lipaz, amilaz)
  • Eozinofil
    Eozin boyası ile boyanan, granüllü lökositler (beyaz kan hücreleri-akyuvarlar). Eozinofiller, normal olarak toplam lökositlerin %1-3'ünü oluştururlar ve allerjik cevaplarda ve bazı enfeksiyonlara karşı dirençte rol aldıklarına inanılır. 
  • Epidemi (salgın)
    Belli bir coğrafik alandaki nüfus içinde hızla yayılan bir bulaşıcı hastalık salgını
  • Erektil disfonksiyon
    Ereksiyonu sağlama veya devam ettirmede tekrarlanan başarısızlık

F

  • Farklılaşma
    Orijinal, farklılaşmamış formdan farklı, daha özelleşmiş bir form veya işleve dönüşüm 
  • Farklılaşmamış
    Olgunlaşmamış, embriyo veya ilkel safhada olan, spesifik bir şekli veya özelleşmiş bir işlevi olmayan hücrelerin farklılaşmamış olduğu söylenir.
  • Feedback Sistemi

    Vücut,belirli fonksiyonlarını devam ettirmek için feedback sistemlerini kullanır. Feedback sistemi bir matabolik yolun aktivitesini ve ürün miktarını kontrol edebilmek için metabolik yoldaki bir ürünü kullanır, genellikle bu son üründür . Feedback kontrolü negatif veya pozitif olabilir.

    Negatif feedback mekanizmasını daha iyi anlayabilmek için evinizdeki termostat sistemlerini düşünün. Termostatın 25 dereceye ayarlı olduğunu düşünün (son ürün konsantrasyonu).Sıcaklık 25 derecenin altına indiğinde feedback sistemi tetiklenir ve termostat ısıtıcıları çalışıp eve sıcak hava üflemeye başlar. Sıcaklık 25 dereceye ulaşınca termostat ısıtıcıları kapanır (daha fazla ürün üretilmez, daha fazla sıcak hava üretilmez). Negatif feedback sistemi ”kararlı hali” korumayı amaçlar ve vücutta sıklıkla kullanılır.

    Pozitif feedback sistemi ürün miktarını arttırır. Bu da kararlı hali korumaktan ziyade değişikliklere yol açar. Sıkı çalışan bir insanın performansından dolayı ödüllendirilmesini düşünün (pozitif feedback verilir). Daha sıkı çalışarak daha fazla ödül bekleyecektir. Vücutta çok az miktarda pozitif feedback sistemi vardır. Bunlardan birine örnek laktasyon olayıdır. Emzirme olayı daha fazla prolaktin üretimine bu da daha fazla süt üretimine yol açar. Daha fazla emzirme daha fazla prolaktin üretimine bu da daha fazla laktasyona yol açar. Bu pozitif feedback'e örnektir ve çocuk büyüyüp emmeyi bırakınca prolaktin azalır ve süt üretimi de düşer.

  • Fenotip
    kişinin, genetik yapısı ve çevresel etkilerle belirlenen, gözlenebilir fiziksel ve biyokimyasal karakteristik özellikleri
  • Feokromasitoma
    Aşırı epinefrin (adrenalin) ve norepinefrin salınımına neden olan tümördür ve genellikle bir veya her iki adrenal bezde olurken karın bölgesinde herhangi bir yerde de olabilir.
  • Fırsatçı enfeksiyon
    Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişileri etkileyen enfeksiyon
  • Fibroid
     Uterusun (Rahmin) sık görülen, iyi huylu bir düz kas tümörü olan leyomiyom için hatalı fakat sıklıkla kullanılan bir terim
  • Fibroz
    sert, kiriş gibi liflere benzeyen anormal doku oluşumu
  • Folikülit
    Saç foliküllerinin enfekte olması
  • Fonksiyon Testi
    Spesifik bir maddenin vücut içindeki biyolojik rolünü uygun biçimde gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve ne ölçüde gerçekleştirdiğini belirlemek için fonksiyon testleri kullanılır. Bu test belli bir pıhtılaşma faktörünün pıhtılaşma süreçleri zincirindeki rolünü ne kadar iyi derecede gerçekleştirdiğini belirleyebilir. Örneğin, normal miktarlarda fibrinojen mevcut olabilmesine rağmen uygun biçimde işlev görmüyorlarsa anormal pıhtılaşmalara yol açarlar. Ayrıca fonksiyon testleri hormonlar ve enzimler gibi başka maddelerin aktivitelerinin olması gereken doğru düzeylerini de belirleyebilirler.
  • Fosfolipit
    vücut içinde hem lipit (yağ) hem de fosfor içeren bir madde . Hücrenin en üst katmanı olan hücre zarının önemli bir bileşeni oldukları için fosfolipitler vücudun her tarafındaki hücrelerde bulunurlar
  • Fungus (mantar)
    Doğada maya (bakterilere benzer yapıda küçük tek hücreli oluşum) veya küf ( çıplak gözle görülebilen geniş ipliksi oluşumlar) şeklinde oluşan ve başlıca dört ana mikroskopik canlı grubundan (bakteriler, virüsler, parazitler ve mantarlar) biri
  • Furonkül
    Genellikle bir saç folikülünün ve çevresindeki dokunun bakteriyal enfeksiyonuna bağlı içi cerahatle dolu, ağrılı, kenarları belirli deri lezyonu

G

  • Galaktore
    Gebelik olmadan memelerde süt üretiminin olması
  • Gen
    Genetik materyalin temel ünitesi; insanlarda genellikle spesifik bir proteinin üretimini kodlayan bir kromozomdaki DNA segmenti
  • Gen Dışavurumu (ekspresyonu)
    Hücrelerde var olan genlere bağlı olarak bir organizmanın gösterdiği özellikler
  • Gen dizini
    Genetik kodun bir bölümü; özellikle bir DNA kromozom segmenti boyunca nükleotidlerin belli dizilimi
  • Genetik Danışmanlık
    Aile içinde oluşan belli bir kalıtsal bozukluk riskini belirleme ve bu tespite dayanarak bilgi ve öneri sunma süreci
  • Geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi
    Birçok bakteri çeşidine etkili, bir veya daha fazla ilaçla tedavi
  • Genom
    kişiye ait genetik bilgilerin tümü
  • Genotip
    Bir hücre veya hücrelerdeki spesifik genlerin kombinasyonu
  • Germ (cinsiyet) hücresi
    Erkeklerde bir sperme, kadınlarda bir yumurtaya gelişen üreme hücresi; germ hücreleri anne ve babadan gelen kromozomların yarısını, başka bir deyişle toplam 46 kromozom içerirler
  • Gestasyon
    Yumurtanın döllenmesinden doğuma kadar geçen dönem
  • Glikojen
    Glukozun depo formu; başlıca karaciğer ve kaslarda bulunur.
  • Globulin
    Albumin dışındaki çoğu kan proteinlerinin toplu adı
  • Glomerül
    Böbrekler içinde kanı süzen kanallar ve özel yapılı kılcal damarlardan ibaret, küçük maddelerin idrarla atılmasına olanak sağlarken daha büyük proteinler ve kan hücrelerinin kaybını önleyen sayısız özel oluşumdan biri
  • Granulom
    Sıklıkla deri, lenf düğümleri, akciğer, karaciğer, dalak veya başka organlarda yerleşebilen, bir veya birden fazla sayıda nodül (düğümlerle) oluşumuna neden olan özel bir kronik iltihaplanma şekli. Sıklıkla belli bazı enfeksiyon etkenleri (özellikle tüberküloz etkeni mikobakterilere; ve mantarlara) veya yabancı cisimlere reaksiyon sonucu granulomlar oluşmaktadır. Ancak bazen sarkoidozda olduğu gibi herhangi bir bilinen nedeni mevcut değildir.
  • Guatr
    Büyümüş tiroid bezi

H

  • Heinz Cisimcikleri
    Mikroskop altında incelenen eritrositler (kırmızı kan hücreleri) içinde görülebilen çökelmiş hemoglobin
  • Hemodializ
    Dolaşımdaki kandan atık maddelerin alınma işlemi; sıklıkla böbrek hastalarında uygulanır
  • Hemoglobinopati
    Yapısal hemoglobin varyantlarını (örneğin orak hücre hemoglobini) ve talessemileri de içeren tek gen bozuklukları
  • Hemoliz
    Eritrositlerin (Kırmızı kan hücreleri-alyuvarlar) parçalanarak içeriklerini salmaları
  • Hemoroid
    Rektumun aşağı kısımlarında veya anüste ven(ler)in şişmesi
  • Hemosiderozis
    Demir içeren bileşiklerin (hemosiderin) dokularda anormal olarak depolanması; eritrositlerin aşırı yıkımının olduğu hastalıklarda (örneğin talesemi) sıklıkla görülür.
  • Hemostaz
    kanama veya kan akışının durdurulması
  • Hepatoselüler karsinom
    Karaciğer hücrelerinden kaynaklanan kanser; bu kanser tipi belli siroz tipleri geçirenler veya hepatit B veya C enfeksiyonu olanlarda gelişebilir. İlk enfeksiyondan yıllar sonra da gelişebilir.
  • Herediter
    Genetik; ebeveynlerden çocuklara geçme
  • Heterofil Antikor
    Başka türe ait proteinlerle reaksiyona giren bir insan antikoru olup hormon analizlerinde hatalı sonuçlara yol açabilirler. Bazen bu terim enfeksiyöz mononükleoz ile ilişkili antikorları ifade etmek için kullanılır.
  • Heterozigot
    Belirli bir genin 2 farklı kopyasına sahip olma; bunlardan bir tanesi anormal olabilir
  • Hidropik
    Aşırı miktarda sıvının alıkonması
  • Hidrosefali
    Beynin içindeki odacıkların (ventriküllerin) anormal miktarda beyin-omurilik sıvısı birikimi nedeniyle genişlemesi
  • Hiperglisemi
    Kanda glukoz seviyelerinin normalden daha yüksek olması
  • Hiperinsülinemi
    Kanda insülin seviyelerinin yükselmesi
  • Hiperkalemi
    Kanda potasyum sevilerinin normalden daha yüksek olması
  • Hiperkalsemi
    Kanda kalsiyum seviyelerinin normalden daha yüksek olması
  • Hiperlipidemi
    Kanda kolesterol ve/veya trigliserit seviyelerinin normalden daha yüksek olması
  • Hiperlipoproteinemi
    Kanda lipoprotein seviyelerinin normalden daha yüksek olması
  • Hipernatremi
    Kanda sodyum seviyelerinin normalden daha yüksek olması
  • Hiperpitüiterizm
    hipofiz (pitüiter bez) hormonlarının üretiminde artışın neden olduğu bozukluk
  • Hiperplazi
    Bir organ içindeki hücre sayısının artmasına bağlı olarak o organın büyümesi. Bu terim sıklıkla prostat ve böbrek üstü bezleri gibi bezler için kullanılır. Hiperplazi, iyi huylu prostat büyümesinede olduğu gibi büyümeye bağlı problemler veya böbrek üstü bezi büyümesinde olduğu gibi organın aşırı çalışmasına bağlı sorunlar yaratabilir.
  • Hipofibrinojenemi
    Fibrinojen üretiminin düşük olması
  • Hipoglisemi
    Kanda glukoz seviyelerinin normalden daha düşük olması
  • Hipogonadizm
    Gonadların (erkeklerde testisler, kadınlarda yumurtalıklar (overler)) hatalı fonksiyonu ile ilişkili olarak hormon üretiminin az veya hiç olmaması durumu
  • Hipokalemi
    Kanda potasyum seviyelerinin normalden daha düşük olması
  • Hipokalsemi
    Kanda kalsiyum seviyelerinin normalden daha düşük olması
  • Hipokromik
    Normalden daha soluk eritrositler (kırmızı kan hücreleri)
  • Hipoksi
    Oksijenin olmaması
  • Hiponatremi
    Kanda sodyum seviyelerinin normalden daha düşük olması
  • Hipopitüiterizm
    hipofiz (pitüiter bez) hormonlarının üretiminde azalmanın neden olduğu bozukluk
  • Hipotalamus
    Beyin sapının hemen yukarısında, hipofiz bezini içeren ve saldığı hormonlar yoluyla vücut ısısı, açlık, uyku ve duygusal durum gibi birçok vücut fonksiyonunu düzenleyen beyin alanı
  • Hirsutizm
    Aşırı kıllanma; özellikle kadında erişkin erkek tipi kıl dağılımı
  • Homozigot
    İster her ikisi normal ister anormal olsun belli bir genin iki benzer kopyasına sahip olma durumu
  • Hormon
    Endokrin bezlerden üretilen ve salınan kimyasal maddelerdir. Kan yoluyla başka organ veya hücre gruplarına (hedef organı)ulaşarak bunların aktivitelerini düzenler veya kontrol ederler. (Örneğin pituiter bezden salınan büyüme hormonu uzun kemiklerin büyümesini kontrol eder.)Hormonların iki ana grubu vardır –steroidler(östrojen,testesteron,aldosteron,kortizol) ve nonsteroidler. Hormon sekresyonu nörotransmitterler ve feedback mekanizmaları ile kontrol edilir.

I

  • Impetigo
    Sarı yara kabuklarıyla çevrili, yüzeyel, sıvıyla dolu kabarcıklar
  • In utero
    Within the uterus
  • in situ

    1. confined to the original site 

    2. in the original position

İ

  • İdiopatik
    Tanımlanabilir bir nedeni olmayan hastalık veya durum
  • İdrar silendirleri
    Böbrek tübülleri (borucukları) içinde oluşup idrara atılan protein kalıplarıdır. Kabaca uçları yuvarlak silindir şeklindedir. İçlerine eritrositler gibi başka bileşenler de gömülü olabilir. Silendirler böbrek hastalığının belirtisi olabilir.
  • İmmunoglobulin
    Yabancı bir moleküle karşı lenfoid dokularda üretilir. Yapısal olarak beş farklı sınıf vardır: İmmunoglobulin A, D, E, G, and M.
  • İmmunoglobulin A
    İmmunoglobulinlerin beş sınıfından bir tanesi olup en ünlüsüdür. Vücut sekresyonlarında bulunur. Sindirim sistemi ve solunum sisteminin mukoz membranlarında, ve tükrük ve gözyaşındaki ana antikordur.
  • İmmunoglobulin D
    İmmunoglobulinlerin beş sınıfından birisi olup serumda az miktarda bulunur ve belirli bir kısım allerjik cevaplarda fonksiyon gördüğü düşünülmektedir.
  • İmmunoglobulin E
    İmmunoglobulinlerin beş sınıfından birisi olup primer olarak deri ve mukoz membranlarda bulunur ve çevresel antijenlere karşı cevapta fonksiyon gördüğüne ve allerjik reaksiyonlarda rol aldığına inanılmaktadır.
  • İmmunoglobulin G
    immunoglobulinlerin beş sınıfından birisi olup vücutta yaygın bir şekilde bulunur. Çoğu bakteriyal invazyona ve diğer antijenlere karşı uzun süreli savunma sağlar.
  • İmmunoglobulin M
    İmmunoglobulinlerin beş sınıfından birisi olup büyük bir moleküldür. Kanda bulunur ve kan enfeksiyonlara karşı mücadele eder. Bir antijene maruz kaldıktan sonra üretilen ilk ve primer immunoglobulindir.
  • İmmünosüpresif
    Vücudun normal bağışıklama yanıtını azaltan bir maddeyle ilgili
  • İn vitro
    Vücut dışında; klinik laboratuvarda, veya bir test tüpünde veya petri kabında olduğu gibi yapay ortamlarda
  • İn vivo
    Vücut içinde; canlı bir ortamda
  • İndirekt bilirubin
    Bilirubin'in yağda çözünen formu olup hemoglobinin ilk kimyasal parçalanması sırasında oluşur ve kan dolaşımında çoğunlukla albumine bağlı olarak bulunur.
  • İnfarktüs
    Bir kan pıhtısı veya damarın başka nedenlerle tıkanmasına bağlı olarak kan akımının olmaması ve bunun sonucu doku ölümü
  • İnflamasyon
    Vücudun travma veya enfeksiyon gibi hasarlara verdiği cevaptır ve lokalize olduğunda ağrı, sıcaklık, şişme ve kızarıklık ile kendini belli eder.
  • İnhibitör
    1) bir enzimin etkisini durduran, bloke eden ve yavaşlatan bir madde; 2) vücut içinde bir süreci durduran veya engelleyen madde
  • İnkübasyon dönemi
    Enfeksiyöz bir ajana (örneğin bir virüs) maruz kalma ile hastalığın belirtilerinin başlaması arasındaki zaman dilimi
  • İnsan lökosit antijenleri
    Lökositlerin (WBC) ve başka çekirdekli (nükleuslu) hücrelerin yüzeyinde bulunan proteinler grubu. Bu proteinler vücudun bağışıklık sisteminin kendinden olan hücreleri tanımasına, “kendinden olan ve olmayan” hücreleri ayırt etmesine yardımcı olur. Her kişide HLA antijenlerinin kalıtsal bir bileşimi mevcuttur. Parmak izi kadar özgün olmasalar bile her bir antijenin varlığı veya yokluğu her kişi için ayırt edici bir HLA kombinasyonu oluşturur. HLA antijenleri Sınıf I (A,B,C) ve Sınıf II (DR,DP, DQ) olmak üzere tiplere ayrılır
  • İnsidans
    Bir toplum içinde bir hastalığın yeni vakalarının meydana gelme hızı
  • İnsülinoma
    Pankreas'taki insülin üreten adacık hücrelerinin tümörü; kan glukoz seviyelerinin düşmesine neden olur
  • İnterferans

    Bir laboratuvar testinin ölçüm yapılan örnekteki miktarını değiştiren maddelerin (interferan) etkileri interferans olarak tanımlanır. Örneğin biyotin'in bazı testlerin sonuçlarının yanlış yüksek veya yanlış düşük çıkmasına neden olması; hemoliz etkisi; 

  • İntramüsküler
    Kas içine (enjeksiyon olarak)
  • İntravenöz
    Ven'e veya ven içinde
  • İskemi
    Sıklıkla kan damarlarının tıkanması veya daralmasına bağlı olarak doku, organ (kalp, beyin) ve vücudun bir bölümüne giden kan ve dolayısıyla oksijen desteğinde azalma
  • İyi huylu
    1. Hafif, kanser olmayan, ve/veya yayılmayan (Kötü huylu ile karşılaştırın), hastalık veya ur, özellikle iyi huylu tümör.
    2. Hasta için hafif veya minimal sonuçları olan hastalık veya durum.

J

  • Jigantizm (devlik)
    Aşırı büyüme hormonu üretimi sonucu çocuklarda görülen uzun kemiklerde anormal büyüme, ayaklar ve ellerde genişleme ile karakterize bir rahatsızlık
  • Jinekomasti
    Erkekte meme dokusunun büyümesi

K

  • Kalibrasyon
    Bir test cihazının doğru sonuç vermesini sağlamak üzere standart veya kalibratör adı verilen ve değeri bilinen maddelerin ölçülerek cihazın ayarlanması
  • Kalitatif Test Sonuçları
    Test sonuçlarının bir niteliğin veya durumun varlığı (pozitif) veya yokluğu (negatif) şeklinde ifade edilmesi
  • Kalsifikasyon
    Kalsiyum birikimine bağlı olarak dokunun sertleşmesi
  • Kan değişimi
    Kişinin kanının bir bölümünün alınıp yerine eşit miktarlarda verici kanının damar içi yolla verilmesi
  • Kanama
    1. Kanama; genellikle yaralanmış kan damarlarından kan kaçağı
    2. İster içten ister dıştan kısa sürede aşırı miktarda kanama; kontrol altına alınamazsa şok ve ölüme yol açabilmektedir.
  • Kanıt tutanağı
    kanıtların toplandığı andan bir adli kovuşturmada kullanılmasına kadar geçen sürede yer değiştirmesini , olay yerini , kullanılması ve/veya test edilmesini belgeleyen bir parça kanıt elde edildiğinde oluşturulan yasal doküman
  • Kantitatif test
    Kantitatif testler belli bir madde veya analiz edilecek bileşenin miktarını ölçen testlerdir. Bu miktar tayini testleri pıhtılaşma faktörleri, hormonlar, enzimler ve başka birçok maddenin miktarını ölçebilir. Ancak o maddenin işlevini veya vücut içindeki rolünü gerçekleştirmede ne ölçüde iyi olduğunu değerlendiremez.
  • Kantitatif test sonuçları
    Sayılarla ifade edilen test sonuçları
  • Kapiller
    Kan damarlarının en küçükleri. Tek hücreli tabakaya sahip kapiller duvarlarından vücut dokularına oksijen ve besinler girerken karbondioksit ve diğer atıklar vücut dokularından temizlenir.
  • Karbonhidrat
    Vücudun asıl enerji kaynağı olan nişasta ve şekerlerdir.
  • Kardiyovasküler Sistem
    Kalp ve kan damarlarını içerir; Kanın pompalanması ve besinlerin, oksijenin ve atıkların vücutta taşınmalarından sorumlu sistem
  • Karsinoid tümör
    Mide-barsak sisteminin muköz membranında ve bazen akciğerlerde gelişen ve yavaş büyüyen kitle
  • Kas iskelet sistemi
     Vücudun şeklini koruması ve hareketlerini sürdürmesine katılan kemikler, kaslar, eklemler ve ilişkin dokular (örn: bağlar ve tendonlar) sistemi
  • Kateter
    1. sıvıların geçişine izin vermek için bir vücut boşluğu veya damar içine sokulan uzun, ince esnek bir borucuk 2. damarı açma (genişletme) amacıyla o damar içine yerleştirilen ince, esnek bir borucuk
  • Kemik İliği

    Kemik içinde özelleşmiş yumuşak doku. Kırmızı kemik iliği, yaygın olarak çocukların kemiklerinde ve erişkinlerin ise kalça,omurilik ve kaburga gibi bazı kemiklerinde bulunur. Kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) oluşmasında gereklidir. Yağla dolu sarı kemik iliği erişkinlerde daha sıktır ve uzun kemiklerinin sonunda yaygın olarak bulunur.

  • Keratin
    Saçlarda, tırnaklarda ve derinin dış tabakasında bulunan fibröz protein.
  • Ketoasidozis
    Yağ metabolizmasından ortaya çıkan maddelerin (ketonlar) birikimi sonucu kanda anormal asit artışı; çoğunlukla Diabetes Mellitus'ta ağır insülin yetmezliğinde veya karbonhidrat alımının uzun süre olmamasında görülür
  • Ketonlar
    Yağ metabolizmasının ara ürünüdür. Eğer kişi yeteri kadar karbonhidratlı besin alamadıysa veya diyabette olduğu gibi bunları uygun kullanamadıysa kanda veya idrarda bulunabilir.
  • Kıkırdak
    Şoku emmek üzere eklemleri saran doku; burun ve kulakların şeklini de verirler
  • Kırılma noktası
    Genetik biliminde kromozomların kırıldığı (veya yeniden birleştikleri) özel bölgeler
  • Kist
    1) Bir doku veya organda anormal olarak gelişen içi boş veya sıvı dolu kavite (örneğin over kisti)

    2) Bir parazitin kalın hücre duvarına sahip formu; bu şekilde bulunduğu ortamda yaşar ve enfekte olmamışlara geçer.

  • Klon
    (ad) tek bir organizma veya hücreden köken alan hücre, hücre veya organizmalar grubu. Klonlar genetik olarak özdeş olup benzerlerini oluşturmak için kopyalanır veya benzerlerini üretirler (fiil: klonlanmak)
  • Klorokin
    Sıtmadan korunmada ve tedavide kullanılan bir ilaç
  • Kolonizasyon
    Vücut üzerinde veya içinde bakteri varlığı veya büyümesi; Koloni oluşturmuş olanlar enfeksiyon oluşturabilir veya oluşturmayabilir ve/veya bakteriyi başkalarına bulaştırabilir ve bu insanlarda hastalık oluşturabilir. 
  • Kolonoskopi
    Rektum ve tüm kolonun esnek,ışıklı bir cihaz ile incelenmesi
  • Konjenital
    Doğumda var olan
  • Konjuge bilirubin
    Karaciğerde konjuge olmamış bilirubine şeker molekülünün kimyasal olarak eklenmesi ile bilirubinin suda çözünür formunun oluşması; konjuge bilirubin kanda bulunduğunda albumin'e kimyasal olarak bağlanır ve delta bilirubin'i (biliprotein) oluşturur.
  • Koriyonik villöz örneklemesi
    Analiz edilmek üzere plasentadan alınan doku örneği; Hamilenin karnından bir iğne yardımı ile veya vajen ve serviksinden sokulan bir tüp aracığı ile yapılan işlem
  • Korpus Luteum
    Overlerdeki sarı cisimcik;  bir yumurtanın overlerden salınımı sonrası kalan ve progesteron üreten doku
  • Koruyucu Tıp
    Birincil olarak hastalıkların önlenmesi ile ilgilenen tıp dalı
  • Kök Hücreler
    Birçok (veya tüm) hücre tiplerine dönüşebilme yeteneğine sahip hücreler
  • Kötü huylu
    Zararlı veya potansiyel olarak öldürücü.
  • Kriyopresipitat
    Torba kandan hazırlanan bir öge; plazmayı dondurup erittikten sonra katı olarak kalan çökelti. Fibrinojen ve Faktör VIII'den zengindir.
  • Kromozom

    DNA (deoksiribonükleik asit-gen materyali) ve bir proteinden (genellikle histon) oluşan kalıtımsal faktörleri (genler) taşıyan ve her hücre çekirdeğinde bulunan ipliksi yapı. Bir insan hücresi normal olarak 46 kromozom (her kromozom çiftinin birinin bir ebeveynden geldiği 22 homolog çift ve 1 çift seks kromozomu) içerir

     

  • Kronik
    Günler veya haftalar içinde yavaşça gelişen ve tedavi ile düzelen veya düzelmeyen durum veya hastalık. Akut'un tersidir.
  • Kültür
    Özellikle mikroorganizmaların dikkatlice katı veya sıvı ortamlarda üretilmesi (agar, jelatin gibi),örneğin laboratuvarlarda bakterilerin petri kabında üretilmesi gibi.

L

  • Latent
    Vücut içinde varlığına rağmen hastalık belirtilerine neden olmayan ve/veya aktif olarak çoğalmayan enfeksiyon etkeni veya belirti vermeyen rahatsızlık; hastanın bağışıklık sistemi hastalık veya enfeksiyonu artık kontrol altında tutamadığında rahatsızlık latent (gizli) iken aktif forma ilerleyebilir.
  • Lenfosit
    Lenfositler normal olarak toplam lökositlerin (beyaz kan hücrelerinin) %25'ini oluşturur fakat bu çok değişken olabilir. Lenfositler 2 şekilde bulunur: B hücreleri antikor üretirler ve T hücreleri yabancı hücreleri fark edip onları uzaklaştırırlar.
  • Lipemik
    Kanda lipid veya yağların yüksek seviyede olması
  • Lipidler
    Sıvı yağlar, mumlar, steroidler ve trigliseritler gibi herhangi yağ ve yağa benzer maddeler grubudur.Lipidler vücut içinde kolayca depolandığı gibi trigliseritler enerji kaynağı işlevini görür. Kolesterol ve fosfolipidler gibi bazıları hücrenin önemli bir bileşeni olup birçok biyolojik fonksiyona katılırlar. Lipidler başka bileşiklerle birleşerek lipoproteinler, fosfolipidler ve glikolipidler gibi kompleksler oluştururlar.
  • Lipoprotein
    Birincil amacı kanda kolesterol, trigliserit ve diğer yağların taşınması olan protein
  • Lökopeni
    Lökosit (WBC) sayısında azalma
  • Lökositoz
    Lökosit (WBC) sayısında artış

M

  • Makrofaj
    Bağ dokusu, lenf düğümleri, dalak, kemik iliği ve başka dokularda bulunan iri lökositlerdir (WBC). Vücudun bağışıklık sisteminin önemli bir bölümünü oluşturduğu gibi hastalığa neden olan mikroorganizmaları sarıp içine alarak enfeksiyonlarla savaşmada yardımcı olurlar.
  • Malabsorbsiyon
    Vücudun bir veya daha fazla mevcut besini kullanamaması
  • Mammogram
    Meme dokusunun X-ışını ile incelenmesi
  • Mast hücresi
    vücut içinde, özellikle deri, bağırsakların iç yüzeyi, solunum yolları ve kemik iliği bağ dokusunda bulunan bir doku tipi. Mast hücreleri kimyasal maddeler içeren granüllere sahiptir. Bu kimyasal maddeler vücudun yaralanmaya karşı normal yanıtının veya bir allerjene maruz kalındığında verilen alerjik yanıtın bir bileşeni olarak serbestleşebilirler. Bu serbestleşen kimyasallar allerjik belirti ve bulgulara neden olabilirler.
  • Maya
    Küçük,tek hücreli ve tomurcuklanmayla üreyen bir mantar türü
  • Megakaryosit
    Trombositleri üreten kemik iliğindeki büyük hücreler
  • Mekonyum ileus
    Yenidoğan bebeklerin hayatın ilk 24-48 saatinde hiç dışkı çıkaramaması ile karakterize durum
  • Meninksler
    Beyin ve omuriliği (spinal kord) çevreleyen zar tabakası
  • Merkezi Sinir Sistemi
    İnsanlarda bulunan sinir sisteminin beyin ve spinal kordu içeren iki ana bölümünden biri; diğer bölüm ise periferik sinir sistemidir.
  • Metabolit
    Vücutta kimyasal veya biyolojik süreçlerde oluşan ürün
  • Metabolizma
    Canlı organizmalarda, bir maddeyi diğer bir maddeye çevirmek  veya enerji üretmek için meydana gelen kimyasal reaksiyonlar
  • Metastaz
    Kanserin kaynağından diğer uzak bölgelere yayılımı
  • Mezotelioma
    İç organların dışını ve göğüs (plevral mezotelyoma), karın boşluğu (periton mezotelyoması) ve kalp (perikart mezotelyoması) gibi vücut boşluklarını kaplayan zarların seyrek görülen kanseridir.
  • Mikroaerofilik
    Azalmış oksijen ortamında yaşayan veya oluşan
  • Mikroorganizma
    Çıplak göz ile görülemeyen canlılar (bakteriler, mantarlar, parazitler ve virüsler)
  • Mikrositik
    Normal eritrositlerden (RBC-Kırmızı kan hücreleri) daha küçük
  • Monoklonal antikorlar
    Plazma hücrelerinin tek bir tipinden (klon) türemiş veya oluşmuş antikorlar
  • Monoklonal Gamopati
    Tek bir plazma hücresi veya B-lenfositi klonlarının bol miktarda immünoglobülin molekülü oluşturduğu anormal durum. Serum veya idrar analizi tipik olarak “gama” veya beta bölgesinde belirgin bir “monoklonal” bandın varlığını gösterecektir.
  • Monosit
    Bakterileri ve diğer yabancı cisimcikleri içlerine alarak etkisizleştiren lökositler (WBC-Beyaz kan hücreleri). Toplam lökositlerin %5-10'unu oluştururlar.
  • Mutasyon
    Genetik yapıda (DNA) değişiklik; spontan olarak oluşabilir veya radyasyon, ilaçlar veya bazı mutajenik kimyasallarla indüklenebilir.
  • Myelin
    Sinir liflerini kaplayan ve yalıtan yağ tabakası

N

  • Narkolepsi
    Gün içerisinde ani, kontrolsüz uyku krizleri ile karakterize kronik bir durum
  • Nefrotik sendrom
    Böbreklerin süzme üniteleri olan nefronlardaki glomerül kapillerlerinde hasar meydana gelmesi; albumin ve diğer proteinlerin idrarla kaybına neden olur.
  • Nekahat numunesi
    Klinik laboratuvarda bir hastanın hastalıktan veya durumdan iyileştiği dönemde alınan numune
  • Normal flora
    Vücut içinde veya dışında zararsız bir şekilde yaşayan, normal koruyucu engeller (deri, mukoza) bozulmadıkça hastalığa neden olmayan mikroskopik canlılar (mikroorganizmalar)
  • Nöroendokrin Tümör
    Endokrin sistemin, sinir sistemi tarafından üretilen veya düzenlenen hormonları içeren bir bölümünde anormal büyüme.
  • Nörofibriller yumaklar
    Alzheimer hastalarının beyinlerindeki sinir hücreleri içinde bulunan dolaşık protein lifleri topluluğu
  • Nörolojik
    Beyin ve spinal kordu da içeren, sinirler ve sinir sistemi ile ilgili
  • Nötrofil
    Sağlıklı erişkinlerde, normalde en çok bulunan lökosit (WBC) tipi
  • Nötropeni
    Lökositlerin (WBC) bir tipi olan Nötrofillerin sayısında azalma
  • NSAIDler
    İbuprofen ve aspirin gibi ilaçları içeren ağrı kesici ilaç grubu; ateşi düşürürler ve ağrıyı azaltırlar; mide ülseri gibi yan etkilere neden olurlar
  • Nukleus
    Hücre içerisinde kromozom, genler ve DNA'yı içeren yapı

O

  • Oksidatif Stres
    Serbest radikallerin vücutta bulunan hücrelere zarar vermesi; serbest radikaller bir oksijen atomu ve bir serbest elektron içeren atom gruplarıdır; hücrelere zarar verebilirler veya hücreyi bazen yok edebilirler.
  • Olası
    makul kanıtlara veya varsayıma dayanan, erken dönem, ilk veya kısmi sonuçlara dayanan
  • Oligoklonal bantlar
    Hasta numunesinin protein elektroforezi ile incelenmesi sonucu elektroforetik jelde gözlenen farklı bantlar
  • Onkojen
    Hücrede habis değişikliğe neden olabilen genetik madde; insan dokusunda potansiyel kanser nedeni olduğu saptanan birçok onkojen saptanmıştır. Bazı onkojenler normal büyüme ve gelişmede rol oynayabilmektedir. Bunlar yıkıma veya mutasyona (değişime) uğradıklarında kansere neden olabilmektedirler.
  • Oral
    Ağza ait
  • Organ
    Bir veya daha fazla fonksiyonu gören vücuttaki spesifik yapılar; örneğin kalp, akciğerler veya karaciğer
  • Osteomalazi
    Erişkinlerde, uzun süreli D vitamini eksikliğinde yumuşak ve zayıf kemik oluşumuna neden olan bir kemik hastalığı olup çocukluk döneminde görüldüğünde raşitizm denir.
  • Otoimmunite
    Vücudun kendi dokusuna karşı ürettiği antikorlardan dolayı oluşan anormal immün yanıt
  • Ovum

    Kadın üreme organlarından biri olan yumurta

P

  • Paget hastalığı
    1)Bu terimin en çok kullanıldığı durum: Aşırı miktarlarda kemik yapımı ve yıkımının olduğu ve sonuçta kemiklerin zayıflamasına yol açan bir kemik hastalığı. Bu bozukluk kemik ağrısına, kemiklerde şekil bozukluğuna, artrite ve sayısız kırıklara neden olabilir.

    2)Terimin diğer, daha az kullanılan anlamı ise meme ucu veya anüs çevresi, penis veya kadın üreme organının dışı olan vulva gibi deri bölgelerini tutan ve seyrek görülen kanser formlarını ifade eder.

  • Palpe edilemeyen
    Dokunmakla algılanamayan
  • Pandemi
    Geniş coğrafik alanlarda (kıtalar arası) görülen salgın hastalık (epidemi)
  • Parazit
    Mikroorganizmaların başlıca dört grubundan (bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler) biri olup doğada serbestçe veya başka bir organizma üstünde ona zarar vermeden veya konakçı organizmaya zarar vererek yaşayabilir.
  • Parenteral
    Bir maddenin (örneğin bir ilaç) enjeksiyon (deri içine veya altına,kas içine) veya damar yolu ile (intravenöz) verilmesi; sindirim sistemi yolu ile (enteral) verilmemesi
  • Parestezi
    Uyuşma, karıncalanma veya batma gibi hisde değişiklik
  • Pariyetal

    1)Göğüs veya karın gibi bir boşluğu döşeyen hücrelere ilişkin;

    2) Mide içinde besinlerin sindirilmesine yardımcı olan asit ve yine B12 vitamininin emilmesi için gerekli intrinsik faktörü imal eden özelleşmiş mide hücresi

  • Paroksismal koreoathetozis
    Yüz kaslarının ve eklemlerin istemsiz, aralıklı ve düzensiz hareketleri ile karakterize bir durum
  • Patojen
    Hastalığa neden olan organizma
  • Patojenik
    Hastalığa neden olan
  • Patolog
    Hastanın dokularını ve diğer vücut sıvılarını inceleyerek tanı koyan ve hastalığı tanımlayan doktordur. Dokuların fiziksel görünüm ve mikroskopik yapısını inceler. Cerrahi yolla çıkartılan (cerrahi patoloji) biyopsi numuneleri ve organlara, vücut sıvılarına (sitoloji) veya fırçayla kazınarak toplanan hücrelere bakar. Ayrıca, ölüm nedenini araştırmak için otopsi de yaparlar (otopsi patolojisi).
  • Periferik sinir sistemi
    Beyin ve omurilik (spinal kord) dışındaki sinir sisteminin tamamı
  • Perikart
    Kalbi ve kalbe gelen kan damarlarının tabanını saran kese şeklinde zar
  • Periton
    Karın boşluğu ve karın organlarının dışını çevreleyen zarlar
  • pH
    Bir maddenin asitliğinin veya bazlığının (alkalilik) ölçülmesi. pH'sı 7'den küçük olan bir madde asittir ve pH 0'a yaklaştıkça asitliği artar. Diğer yandan pH'sı 7'den büyük olan bir madde baziktir (alkalidir) ve pH 14'e yaklaştıkça bazikliği artar.
  • Pitüiter bez
    Beyinde sinüs boşluğu arkasında lokalize bezelye büyüklüğünde bir bezdir. Hipofiz farklı hormonlar üreten iki farklı kısımdan oluşur: 1.Ön kısımdan growth hormon (GH-Büyüme hormonu), adrenokortikotropin (ACTH), tiroid stimüle edici hormon (TSH) lüteinize hormon (LH), folikül stimüle edici hormon (FSH), ve prolaktin üretilir. 2.Arka kısımdan oksitosin ve antidiüretik hormon (ADH)(hipotalamustan üretilir ) salınmak için depolanır
  • Plak
    1. Aterosklerozda arterin iç duvarındaki birikimler
    2. Deri veya mukoz membranlardaki yassı, kabarık yama tarzı oluşumlar
    3. Dişte çürük oluşumuna neden olan bakteri ve tükrük depolanmaları
  • Plazma
    Kan ve lenfin saman rengindeki  sıvı kısmı
  • Plazma hücresi
    Antikor üreten ve salgılayan olgun lenfosit (B hücresi)
  • Plevra
    Her bir akciğeri saran ve göğüs kafesini çevreleyen 2 zardan bir tanesi
  • Pnömoni
    Akciğerlerin iltihaplanmasıdır; genellikle küfler, tahıl ve kimyasallar gibi organik maddelere karşı tekararlayan bir şekilde maruz kalma sonucu oluşan bir aşırı duyarlı alerjik reaksiyondur.
  • Poliklonal antikor
    Plazma hücrelerinin bir çok tipinden (klonlarından) türemiş veya üretilmiş antikor
  • Polimer
    Aynı veya benzer, birbirine bağlı çoğul kimyasal üniteler içeren büyük bir molekül
  • Polimorfik
    olasılıkla birçok farklı biçimlere sahip gen (alel)
  • Polimorfizm
    spesifik bir DNA segmenti veya geni içinde genetik kod dizininde kişiden kişiye farklılaşan kalıtsal değişkenlik
  • Polip
    Ağız veya barsak duvarında olduğu gibi, genellikle iyi huylu bir büyüme (ur); örneğin rahim (uterus) polipleri ve kolorektal polipler.
  • Polisitemi
    Kanda Eritrosit (RBC-Kırmızı kan hücreleri) sayısında artış
  • Polymyalgia Rheumatica
    Boyunda, omuz kaslarında ve pelviste ağrı ve güçsüzlüğe, ve sabah tutukluğuna neden olan bir hastalık. Özellikle kadınlar olmak üzere 50 yaşın üstündeki insanlarda daha sık görülür.
  • Porfiri
    Hemoglobinin bir bileşeni olan porfirinin anormal metabolizmasının neden olduğu genellikle kalıtsal bir durum; dokularda, kanda veya idrarda porfirin miktarında artış ve ışığa aşırı hassasiyet ile karakterize bir durumdur.
  • Posterior
    Arkada veya arkaya doğru
  • Prevalans
    Bir toplumda belirli bir zaman içerisinde belirli bir hastalığa sahip insan sayısı
  • Prion Protein
    Normal proteinin düzensiz bir şekli olan, bakteri veya virüs dışında bir enfeksiyon etkenidir. Bir prion proteini Deli Dana Hastalığı ve Creutzfeld-Jacob hastalığı gibi değişik enfeksiyonlara neden olmaktadır. Prion proteinleri normal beyin proteinlerini tetikleyerek düzensiz şekiller almalarına, işlevlerinin bozulmasına sebebiyet verirler.
  • Profilaktik
    Hastalığın yayılımını önleme
  • Prognoz
    1) bir hastalık veya rahatsızlığın seyri veya sonlanımını öngörme
    2)bir hastalık veya rahatsızlıktan kurtulma olasılığı
  • Prostatit
    Prostatın iltihabı
  • Protein
    Proteinler büyük moleküllerdir; çoğu organın yapısal kısımlarını oluştururlar ve vücut fonksiyonlarını düzenleyen enzim ve hormonları meydana getirirler.
  • Pruritus
    Kaşınma isteğinin uyanmasına neden olan cilt rahatsızlığı
  • Purpura fulminans
    Vücudun çoğu bölgesinde şiddetli pıhtılaşmayla giden ve sonunda dokuların ölümüne neden olan durum. Tedavi edilmezse hayatı tehdit edici bir durumdur.
  • Enfeksiyon kapmış yara veya apsenin varlığını gösteren sıvı, lökosit, mikroorganizmalar ve hücresel bileşenlerin bir araya toplanmış hali

R

  • Radyoaktif izleyici
    Radyolojide, tanısal amaçlı röntgen tetkiklerinin bir bölümü olarak biyolojik oluşumların görülmesini sağlamak için vücut içine verilen bir radyoaktif izotoptur (örn: iyot 131).
  • Rastgele İdrar Numunesi
    Günün herhangi bir saatinde toplanan idrar numunesi; bu çeşit numune günün belirli bir saatinde çeşitli maddelerin idrarda varlığını belirlemek için kullanılır. Genellikle bu numuneler için özel işleme gerek yoktur. Özel değerlendirmeler için diğer idrar numune toplama yöntemleri istenir (Bakınız: 24-saatlik idrar numunesi and zamanlı idrar numunesi).
  • Rastgele Kan Numunesi
    Günün herhangi bir saatinde alınan kan numunesi
  • Raşitizm
    Ağır D vitamini eksikliğine bağlı olarak zayıf, yumuşak kemik oluşumu, ve büyüme ve iskelet gelişiminde gecikmeyle ortaya çıkan ve çocuklarda görülen bir hastalıktır. Erişkinlerde oluşan tipine osteomalazi denmektedir
  • Raynaud Fenomeni
    Kan damarlarının daralması nedeni ile el ve ayak parmaklarında solukluk,siyanoz (morarma)ve kırmızılık atakları. Çeşitli bozukluklarda görülür; soğuk ve duygusal strese maruz kalmakla şiddetlenir. Raynaud fenomeni uyuşma, karıncalanma ve yanma hissine neden olabilir.
  • Reaktif
    Laboratuvar testlerini gerçekleştirmek için kullanılan madde
  • Resesif Gen
    Yalnızca iki kopyası olduğunda işlevini dışa vuran bir çift genden biri. Örneğin, kistik fibroz geni çekinik gen olup bir normal gen varlığında hastalık oluşmaz.
  • Retina
    Gözün algılayıcı bölümü olup göz merceğinden görüntüleri toplayıp onları beyin tarafından yorumlanabilen kimyasal sinyallere dönüştürür.
  • Reye sendromu
    Beyin yıkımına neden olan ve seyrek görülen bir bozukluk olup kusma, ateş, karaciğer yağlanması, böbreklerin ve beynin şişmesi, oryantasyon bozukluğu ve komayla karakterizedir. Sıklıkla çocuklarda ve suçiçeği gibi başka bir hastalığı takiben oluşmaktadır.
  • RNA
    Hücre içinde bulunan, hücresel süreçler ve işlevler ile ilgili hücrenin genetik bilgilerinin bir bölümünü içeren bir molekül
  • Romatizmal ateş
    Grup A streptokok bakteri enfeksiyonunun tedavi edilmemesi veya tedavisinin yeterli olmaması sonucu oluşan bir bozukluk. Vücudun kendisine karşı antikor ürettiği gecikmiş bir bağışıklık(otoimmün)yanıtıdır. Bu hastalık kalp kapakçıklarında ciddi hasar meydana getirdiği gibi birçok eklemde şişlik ve ağrı, kalp iltihabına (kardit), deri nodüllerine, hızlı ve ani kasılmalı hareketlere (Sydenham koresi) ve deri döküntüleri gibi hastalık belirtilerine yol açabilir.

S

  • Safra
    Karaciğer tarafından yapılan, safra kesesinde depolanan ve yağları çözüp sindirime hazırlamak üzere barsak kanalının üst kısmına (duodenum) boşalan kalın, sarı-yeşil-kahverengi sıvı.
  • Santrifügasyon
    Santrüfüj kuvveti ile bir solüsyonun veya karışımın hafif kısımlarının ağır kısımlarından otomatik ayrılma işlemi
  • Sarkoidoz
    Granulomların oluşmasına neden olan ve vücudun her yerindeki organları olumsuz etkileyen bir kronik hastalıktır. T lenfositleri ve başka bağışıklıkla ilişkili hücreler değişik alanların içine yayılıp çevre dokuların yapısını değiştirirler.
  • Sekel
    Bir hastalık, kaza veya tedavi sonrası kalan bozukluk
  • Semptom
    Bir hastalığın veya durumun hasta tarafından hissedilen işaretleri
  • Sendrom
    Fiziksel veya fizyolojik bir anormallikle ilişkili belirtiler ve bulgular grubu olup bir nedeni değil aksine bir referans bağlamını temsil ederler
  • Senil plak
    Beyin içinde ölü sinir hücreleri ve protein birikintilerini içeren alanlar
  • Senkop
    Bayılma; bilinç kaybı
  • Sensitivite
    Klinik laboratuvarda:
    1. Bir testin belirli bir hastalığa veya duruma sahip hastaları doğru olarak belirlemesi;
    2. Bir testin bir maddenin çok küçük miktarlarını belirleyebilmesi veya bir reaksiyonu ölçebilmesi
  • Sepsis
    Vücudun bir enfeksiyona şiddetli cevap vermesi sonucu oluşan ciddi enflamatuvar durum
  • Septisemi
    Genellikle belirli bir bölgeden enfeksiyonun yayılımına bağlı olarak kanda enfeksiyona neden olan organizmaların bulunduğu ciddi enfeksiyon
  • Serum
    Kanın pıhtı oluştuktan sonra kalan sıvı kısmı
  • Serum Hastalığı
    Genellikle bir enjeksiyon ile meydana gelen ve bir serumdaki yabancı proteinlere karşı oluşan bir alerjik reaksiyon olup ateş, deri döküntüleri, bir veya daha fazla eklemde şişme ve ağrı ve böbrek hasarı gibi hastalık belirtileriyle karakterizedir.
  • Servikal adenit
    Boyunda lenf nodu enflamasyonu
  • Shwachman-Diamond Sendromu
    Seyrek görülen egzokrin pankreas yetersizliği, kemik iliği işlev bozukluğu ve iskelet anormallikleriyle karakterize doğumsal bir bozukluktur. Kistik fibrozdan sonra kalıtsal pankreas yetersizliğinin en sık görülen ikinci nedenidir.
  • Sideroblastik Anemi
    Eritrosit (RBC) içindeki hemoglobin içine demirin katılamaması nedeniyle oluşan bir demir metabolizması bozukluğu ve anemi türüdür. Gelişmekte olan eritrositler içinde demir birikmesine bağlı olarak anormal eritrositlerin başka bir deyişle sideroblastların oluşumuyla karakterizedir. Eritrositler normal yolla gelişemediklerinden bu durum anemiye neden olmaktadır.
  • Sigmoidoskopi
    Rektum ve alt kolonun sert veya esnek, ışıklı bir cihaz yardımı ile incelenmesi
  • Siroz
    Fibröz doku ve nodüllerin normal karaciğer dokusunun yerine geçtiği ve buna bağlı olarak kan akımının ve organın normal fonksiyonunu bozan kronik karaciğer hastalığı
  • Sistemik
    Vücudun kısmi bölgelerinden ziyade tüm vücudu etkilemesi
  • Sitoloji
    Vücut sıvıları içine dökülmüş veya sürüntü ve kazıntı yolu ile toplanmış (örn: Pap testi) veya çok ince bir iğneyle derin dokulardan aspirasyon yoluyla toplanmış hücrelerin tek tek veya gruplar halinde mikroskop altında değerlendirilmesi
  • Solukluk
    Deri renginde solukluk
  • Somatik Hücreler
    Üreme hücreleri dışındaki tüm vücut hücreleri
  • Spesifiklik
    Klinik laboratuvarda:
    1.Bir testin, hastalığa veya rahatsızlığa sahip olmayan insanları doğru bir şekilde gösterme yeteneğidir.
    2.Bir testin, sadece aranılan maddeyi doğru bir şekilde belirleme ve ölçme yeteneğini gösterir.
  • Spina bifida
    Omurga kemiklerinin omurilik etrafında kapanamaması nedeniyle oluşan bir doğumsal kusurdur (beyin dokusunun aşağıya doğru uzantısı normalde omurganın kemikleriyle çevrelenmiştir.) Oluşan defekt deriyle kapanmış olabilir (gizli anlamında spina bifida occulta) . Bu olgular hafif belirtiler verir (veya hiç belirti vermezler). Başka olgularda deri, defekti kapatmadığından beyin, omurilik, beyin zarları deriden dışarı taşabilir (meningosel) veya bazen yırtılarak omuriliği açığa çıkartır (meningomiyelosel). Bu son iki anormallik bacaklar ve karnın alt bölümündeki sinirlerde ağır hasara neden olarak felce, bağırsaklar ve mesanede işlev bozukluğuna neden olabilmektedir.
  • Spiroket
    Spiral şekilli herhangi bir bakteri grubu
  • Spondilitis
    Vertebra iltihabı
  • Spor
    1. Mantar gibi bazı mikroorganizmaların küçük, tek hücreli üreme üniteleri.
    2. Bazı bakterilerin ısıya, kurumaya ve kimyasallara karşı direnç oluşturan formları; spor oluşturan bakterilerin neden olduğu hastalığa bir örnek şarbon hastalığıdır.
  • Statinler
    Kolesterol üretimini azaltan ve Düşük Dansiteli Lipoproteinlerin (LDL) karaciğer tarafından kandan temizlenmesini destekleyen ilaçlar
  • Stenoz
    Vücutta kan damarları veya spinal kanal gibi pasajların daralması veya kasılması
  • Steroidler
    Kolesterolden sentezlenen ve tipik olarak hormonlar gibi fonksiyon gören bir grup kimyasal; steroidlere örnek: Seks steroidleri (östrojen, progesteron, testosteron), glukokortikoidler (kortizol, prednizon, deksamethazon) ve mineralokortikoidler (aldosteron).
  • Subkütanöz
    Deri altı

T

  • Tahlil
    Bir maddeyi veya reaksiyonu tespit etmek veya ölçmek için kullanılan prosedür; test
  • Tam kan
    Vücuttan alındıktan sonra sıvı ve hücre kısımlarına ayrılmamış kan
  • Taşıyıcı
    1. Kişi,genellikle sağlık durumu iyi görünen birisi olmakla birlikte diğer insanları enfekte edip hastalanmalarına sebep olabilecek organizmaları taşır.
    2.Bir resesif hastalık geninin bir kopyasını taşıyan kişilerdir ama hastalıktan kendileri etkilenmez.
  • Temporal Arterit
    Yüz veya baştaki büyük atardamarların (arterlerin) kronik iltihaplanması veya hasarıdır. Hastalık belirtileri baş ağrısı, baş derisinde hassasiyet, görme kaybı ve yüz ağrısını içerir.
  • Titre
    Klinik laboratuvarda titre bir ölçüm birimidir. En çok bir reaksiyonun oluşmasına neden olan bir maddenin en düşük seyreltisi olduğu düşünülür. Genellikle bir orantı şeklinde ifade edilir (örn. 1:20). Örneğin, bir antikor içeren serum, serum fizyolojik (salin) ile ardışık seyreltilerek 1:5, 1:10, 1:20 ve 1:40 vb oranlarında sulandırılabilir (seyreltilebilir). Antikorla antijen arasında hâlâ bir reaksiyonun oluşabildiği en düşük seyrelti 1:20 ise, antikorun titresi de 1:20‘dir.
  • Toksemi
    Gebelik sırasında yüksek kan basıncı, idrarda protein ve sıvı retansiyonu ile karakterize bir durum
  • Toksik megakolon
    Seyrek görülen, ancak ciddi, yaşamı tehdit edici potansiyeli olan, kalın bağırsakların tümüyle veya bir bölümünün giderek şiştiği, kan akımı olmadığı için doku ölümüyle birlikte kangrenleştiği bir hastalıktır.
  • Toksisite
    Bir şeyin belirli derecede veya ölçüde zehirli (toksik) olması
  • Topikal
    Deri yüzeyine uygulama
  • Translokasyon
    (fiil. translokalize olmak/etmek)- genetik bilim dalında bir kromozom segmentinin başka bir kromozom üzerinde farklı bir konuma yerleşerek anormal bir kromozom yapılanmasına yol açması
  • Transplantasyon
    Özellikle cerrahi yoluyla olmak üzere bir vücuttan alınan hücre,doku veya organ(ların) başka bir vücuda nakledilmesi
  • Transüda
    Kan damarları içinde sıvıyı dışarı iten basınçla, kanda sıvıyı tutmaya çalışan protein miktarı arasındaki dengesizlik sonucu bir vücut boşluğuna sızmış olan sıvıdır. Protein konsantrasyonu düşük saydam bir sıvı olup kısıtlı sayıda lökosit (WBC) içerir.
  • Trombofili
    Bir ven veya arter içinde kan pıhtısı oluşma eğilimi; kalıtsal veya edinsel olabilir.
  • Trombositopeni
    Kandaki trombositlerin (platelet) sayısında azalma
  • Trombotik olay
    Bir ven veya arterdeki kan pıhtısı ile ilişkili klinik bulgu ve belirtiler. Hayatı tehdit edici olabilir.
  • Tromboz
    Bir arter veya ven içerisinde kan pıhtısı oluşması
  • Turner Sendromu
    Kadınlarda X kromozomunu ilgilendiren bir bozukluk. Normalde kadın vücudunun her hücresinde iki fonksiyonel X kromozomu bulunmaktadır. Turner sendromunda X kromozomlarından biri kayıp veya anormaldir. Ya da hücrelerin yalnızca bir bölümünde iki normal X kromozomu mevcuttur. Turner sendromlu kadınlarda genellikle karakteristik dişi cinsiyet özellikleri yeterince gelişmemiştir.
  • Tübül
    Uzun, ince içi boş bir borudur. Böbreklerde glomerüle bağlanan, böbreğin gerekli olan küçük maddeleri tutmasına (su, elektrolitler, glukoz, kalsiyum), atık cisimlerin eliminasyonuna olanak tanıyan oluşumdur. İçeriği sonunda böbreklerin toplama kanallarına idrar olarak boşalır.
  • Tümör
    Dokuların kontrolsüz büyümesi veya çoğalması ile karakterizedir; iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabilir, lokalize veya invazivdir.

V

  • Vaskülit
    kan damarı duvarlarının iltihabı
  • Vesikül
    Derinin küçük, yüzeyden kalkık su gibi saydam sıvıyla dolu alanı
  • Viral yük
    Virüse ait genetik materyalin kopya sayısı
  • Virilizasyon
    Bir kadında erkek tipi fiziksel karakterlerin gelişimi
  • Virüs
    Bir nükleik asitten (DNA veya RNA) ibaret çekirdek ve protein kılıftan oluşmuş bir mikroorganizmadır. Virüs çoğalmak için bir konakçı hücreye gerek duyar. Konakçı hücreye enfeksiyon bulaştırıp o hücrenin nükleik asidini alarak daha fazla virüs nükleik asidi ve proteini imal eder.
  • Viskosite
    Akışkanlığa karşı sıvının (örn: plazma, serum, beyin-omurilik sıvısı) direnci, sıvının kalınlığı veya yapışkanlığı ; viskosite artışı akışkanlığın azalmasıdır.
  • Vitamin
    Normal büyüme, gelişim ve metabolizma için gerekli, çok az miktarlarda bulunan maddelerdir. Vücutta birkaç istisna dışında sentez edilemezler ve diyetle alınmaları gerekir.

X

  • X-bağlantılı çekinik özellik
    X kromozom kopyalarının hepsi o gene sahip olduklarında belirginleşen kalıtsal özelliktir. Erkekler annelerinden bu kalıtsal özelliği aldıklarında bu durum oluşur. Kadınlara ise bu özellik hem anne hem de babadan geçmelidir. Bu nedenle X bağlantılı çekinik (resesif) özellikler hemen hemen her zaman yalnızca erkeklerde belirginleşirken kadınlar daha ziyade bu özelliği taşırlar.
  • X-bağlantılı kalıtsal özellik
    X kromozomu üzerinde bulunan bir genetik özellik; kadınlarda bu kromozomdan iki, erkeklerde ise yalnızca bir kopya vardır.

Y

  • Yalancı Negatif
    Bir test veya işlemin gerçekte anormal bir durum olmasına rağmen hatalı bir şekilde verdiği normal veya negatif sonuç
  • Yalancı Pozitif
    Bir test veya işlemin gerçekte hiçbir anormal durum mevcut olmamasına rağmen hatalı bir şekilde verdiği pozitif veya anormal bir sonuç
  • Yarılanma ömrü
    Vücudun bir maddenin yarısını etkinsizleştirmesi veya metabolize etmesi için geçen zaman; ikinci bir yarılanma ömründe maddenin geri kalan kısmı yeniden yarı yarıya azalır ve süreç böyle devam eder.
  • Yaygın Damar içi Pıhtılaşma
    Bazı cerrahi işlemler, maliniteler, septik şok, zehirli yılan ısırıkları, karaciğer hastalığı ve doğumdan sonra (postpartum) gibi değişik durumlar sonucu ortaya çıkabilen kompleks bir hastalıktır. DİK’de pıhtılaşma faktörleri etkinleşir ve daha sonra vücut tarafından tüketilir. Bu durum sayısız kan pıhtısının oluşmasına neden olduğu gibi aynı zamanda hastayı aşırı kanamalara karşı savunmasız durumda bırakır.
  • Yenidoğan
    Hayatın ilk ayındaki bebek
  • Yenidoğanın Hemolitik Hastalığı
    Gebe kadının kanında bulunan antikorların plasentayı aştığı ve kendi bebeğinin eritrositlerini (kırmızı kan hücrelerini) yok ettiği anormal durum; anne ve bebeğin bir veya birden fazla sayıda kan grubu antijenlerinde farklılıklar olduğunda bu bozukluk gelişmektedir.

Z

  • Zamanlanmış idrar numunesi toplanması
    Belirlenmiş bir zaman diliminde idrar numunesi biriktirilir. Kısa süreli biriktermeler için (2 saatlik) bu işlemi laboratuvarda yapmanız istenebilir. Daha uzun süreler için (örneğin 12 veya 24saatlik) numunenin evde biriktirilmesi istenir. Sürenin başlangıcında mesanenizi boşaltın ve o idrar numunesini ATIN (biriktirmeyin). O anki saati kaydedin. Verilen kap içine belirlenmiş zaman diliminde çıkarttığınız idrarın hepsini toplayın. Zaman diliminin sonunda idrar yapma isteğiniz olsun veya olmasın mutlaka mesanenizi boşaltın ve bu idrarı da kaba İLAVE EDİN. (Tamamının toplanması çok önemlidir). O anki saati kaydedin. Toplanmış idrarın hepsini laboratuvara getirin. Bir veya iki kez idrarınızı toplamayı atladıysanız başka direktifler için laboratuvarınıza danışın (bakınız 24 saatlik idrar numunesi).
  • Zührevi
    Cinsel ilişki veya üreme organlarına temasla ilgili

Ç

  • Çıban
    Birçok saç folikülünü ve derin doku tabakalarını içeren geniş deri enfeksiyonuna bağlı gelişen furonkül topluluğu; enfeksiyon alanında cerahat drenajı için birçok açıklık vardır.
  • Çift kontrastlı baryum lavmanı

    Hastaya, kolon ve rektumun bir dizi röntgenini çekmek için kolon ve rektumu görüntüleyen beyaz, tebeşir renkli bir çözeltinin verilmesi işlemi.

Ö

  • Ödem
    Hücreler arasındaki boşluğa anormal olarak sıvı toplanması; örneğin deri altına veya bir boşluğa (örneğin, peritoneal boşluk) veya bir organa (örneğin, akciğerlerde pulmoner ödem gibi)
  • Öncül
    1) önce gelen veya başka birini oluşturan 2) kimyada önce gelen veya sıklıkla daha stabil başka bir maddeyi oluşturan madde

Ü

  • Ülser
    Deride, ağız veya bağırsakların iç yüzeyinde oluşan, enfeksiyonlar, kanser veya iltihaplanma sonucu gelişen bir defekttir. Örnekler arasında peptik (mide) ülserler ve ağız (aftlar) ülserleri sayılır.
  • Ülseratif kolit
    Nedeni bilinmeyen kronik bir hastalık olup iltihaplanma, ülserler, kalın bağırsakların iç yüzeyinde sıvı toplanması ile tanınır. Bu rahatsızlık kanlı ve/veya mukuslu ishal, mide krampları ve ağrıya neden olabilmektedir.
  • Üremi
    Normalde idrarla atılan toksik atık ürünlerin kanda birikmesine bağlı gelişen ciddi durum; genellikle ağır böbrek hastalığı veya böbrek yetmezliği sonucunda gelişir.
  • Üretra
    Mesaneyi vücut dışına bağlıyan, idrarın geçtiği bir borudur. Erkeklerde ayrıca semenin (meni)boşaltılmasında da görev alır.
  • Üveit
    Gözde bulunan uveanın iltihabı; gözün orta katmanı olan uveanın (göz akının hemen altındaki katman) ağrılı şişlik ve iritasyonu olup kaşıntı olmaksızın kızarıklığa neden olur. Görme kaybına yol açabilen ciddi bir bozukluktur.

Ş

  • Şelasyon
    Bir metal iyonunun büyük bir molekül ile bağlanarak çözünür bir kompleks oluşturması; şelasyon tedavisi EDTA (etilen diamin tetraasetik asit) gibi büyük molekülleri kullanarak dokularda bulunan  fazla metallerin (kurşun veya demir gibi) uzaklaştırılıp atılmasını sağlayan tedavi şeklidir.